Avrupa futbolunun yönetim organı UEFA, FIFA Başkanı Gianni Infantino hakkında Dünya Kupası yayın haklarının satışına ilişkin hazırladığı suç duyurusu için ABD'deki federal mahkemeden kritik belgelerin ifşa edilmesini talep etti. UEFA'nın hukuk ekibi, FIFA'nın eski yöneticilerinin Dünya Kupası yayın haklarını önceden anlaşarak düşük fiyatlarla devretmesiyle ilgili olarak Infantino'nun talimatıyla yürütülen soruşturmada, New York Güney Bölgesi Mahkemesi'nden FIFA'nın iç yazışmalarını ve karar süreçlerine dair kayıtları istedi.
Gelişmenin arka planı
UEFA'nın bu hamlesi, 2018 yılında TMS Legal tarafından yayınlanan ve FIFA'nın 2001-2015 yılları arasında yayın haklarını pazarlık etmeden usulsüz şekilde devrettiğini ortaya koyan raporun ardından geldi. İsviçre federal savcılığının da yürüttüğü soruşturma kapsamında, UEFA'nın başvurusu, Infantino'nun 2016'da FIFA başkanı seçilmesinden sonra bu belgelerin imha edilmesi ya da gizlenmesi ihtimaline odaklanıyor. UEFA yetkilileri, belgelerin FIFA'nın İsviçre merkezinde değil de ABD'de bulunması nedeniyle federal mahkemeye başvurduklarını belirtti. Mahkemeden istenen belgeler arasında, FIFA'nın eski Başkanı Sepp Blatter ve eski Genel Sekreter Jerome Valcke ile dönemin üst düzey yöneticilerinin e-posta yazışmaları ve toplantı notları da yer alıyor.
UEFA başvurusunda, söz konusu yayın hakları satışının 2001-2015 döneminde gerçekleştiğine ve bu dönemde görev alan yöneticilerin çoğunun halen FIFA'da etkin görevlerde bulunduğuna dikkat çekildi. Özellikle, eski FIFA Finans Direktörü ve UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino'nun, bu dönemde UEFA'da görevliyken FIFA'nın yayın hakları konusunda bilgi sahibi olduğu iddia ediliyor. UEFA, Infantino'nun FIFA Başkanı olduktan sonra bu belgelerin ortadan kalkmasına göz yumduğunu ya da doğrudan talimat verdiğini kanıtlamaya çalışıyor. UEFA'nın hukuk ekibi, ABD'deki davacıların ifade alma süreçlerinden de yararlanarak, FIFA'nın merkez binasında bulunan bazı e-postaların kopyalarının New York'taki bir hukuk bürosunda saklandığını öğrendi.
İsviçre Federal Savcılığı tarafından geçtiğimiz yıl başlatılan geniş çaplı soruşturmada, FIFA Başkanı Infantino'nun Aralık 2016'da Dünya Kupası yayın haklarını satmadan önce, dönemin BeIN Media Group Yönetim Kurulu Başkanı Nasser Al-Khelaifi ile gizlice görüştüğüne dair telefon kayıtları ele geçirilmişti. Bu kayıtların varlığı, UEFA'nın ABD'deki mahkemeden talep ettiği belgelerin önemini artırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, futbol dünyasının en güçlü ismi olan Infantino'ya yönelik uluslararası hukuki baskıyı artırıyor. ABD Adalet Bakanlığı'nın 2015 yılında FIFA yöneticilerine yönelik başlattığı yolsuzluk soruşturması, bugüne kadar 40'tan fazla kişinin suçunu kabul etmesine ve FIFA'nın üst düzey yöneticilerinin ceza almasına yol açmıştı. UEFA'nın bu başvurusu, FIFA'daki yolsuzluk ağının hâlâ tam olarak temizlenmediği ve kurumsal şeffaflığın sağlanamadığı iddiasını güçlendiriyor. Avrupa kulüpleri ve bazı ulusal federasyonlar da, FIFA'nın Dünya Kupası'nı iki yılda bir düzenleme planlarına karşı çıkarken, bu davanın Infantino'nun konumunu sarsabileceği yorumları yapılıyor.
ABD mahkemelerinin bu tür belge taleplerine genellikle olumlu yaklaştığı biliniyor; ancak sürecin uzun sürebileceği, UEFA'nın elinde yeterli delil olmaması durumunda davanın İsviçre'de de zayıf kalabileceği ifade ediliyor. İsviçre makamları, Infantino ile Al-Khelaifi arasındaki gizli görüşmeleri şimdilik suç teşkil edecek bir nitelik taşımadığını, ancak belgelerin ortaya çıkması halinde değerlendirileceğini açıkladı. FIFA ise yaptığı yazılı açıklamada, UEFA'nın iddialarının "asılsız" olduğunu ve tüm süreçlerin hukuka uygun şekilde yürütüldüğünü savundu. Bununla birlikte, Avrupa futbolunun patronu olarak bilinen UEFA Başkanı Aleksander Ceferin ile Infantino arasında uzun süredir devam eden gerginlik, bu hamleyi daha kişisel bir sonuç mücadelesine dönüştürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel futbol ekonomisinin en büyük aktörü olan FIFA'da yaşanacak bir yönetim krizi, Türk kulüplerinin ve milli takımın gelecekteki turnuva planlarını ve sponsorluk anlaşmalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin son dönemde Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası adaylık başvuruları göz önüne alındığında, FIFA başkanlığındaki bir değişim, organizasyonların yeni ülkelere verilmesi sürecini hızlandırabilir. UEFA'nın bu girişimi, spor yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemini bir kez daha gösterirken, Türkiye'nin de uluslararası spor örgütlerinde şeffaflık ilkesine bağlılığının altını çizmektedir.