Lahey merkezli Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçları gibi uluslararası toplumun tamamını ilgilendiren en ağır suçları soruşturmak ve yargılamak amacıyla 2002 yılında kurulan daimi bir uluslararası mahkemedir. Cuma günü Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Güney Afrikalı yargıç Navanethem "Navi" Pillay, kariyeri boyunca Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi ve eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi çeşitli uluslararası yargı organlarında görev yapmış, UCM'nin ilk yargıçları arasında yer almıştır.
UCM'nin kuruluşu ve yapısı
UCM, 1998'de İtalya'nın Roma kentinde kabul edilen Roma Statüsü ile kurulmuş ve 1 Temmuz 2002'de faaliyete geçmiştir. Mahkeme, Birleşmiş Milletler bünyesinde değil, bağımsız bir uluslararası kuruluş olarak yapılandırılmıştır. Merkezi Hollanda'nın Lahey kentindedir. Mahkemenin 18 yargıcı, taraf devletlerin oluşturduğu Genel Kurul tarafından dokuz yıllık görev süresi için seçilir. Yargıçlar, dünyanın farklı hukuk sistemlerini temsil edecek şekilde coğrafi ve cinsiyet dengesi gözetilerek belirlenir. Mahkemenin başsavcısı, soruşturmaları yürütmek ve iddianameleri hazırlamakla görevlidir.
UCM'nin yargı yetkisi, Roma Statüsü'ne taraf olan devletlerin topraklarında işlenen suçları veya vatandaşlarının işlediği suçları kapsar. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) kararıyla veya bir devletin kendi rızasıyla mahkemeye başvurması durumunda da yetki genişleyebilir. Bugüne kadar 123 ülke Roma Statüsü'nü imzalamış ve onaylamıştır. Ancak ABD, Çin, Rusya, Hindistan gibi büyük güçlerin yanı sıra İsrail de taraf değildir. Türkiye de Roma Statüsü'nü imzalamış ancak TBMM'de onaylamamıştır.
Pillay'ın kariyeri ve UCM'deki yeri
Navanethem Pillay, 1941 doğumlu Güney Afrikalı bir hukukçu ve yargıçtır. Apartheid rejimi döneminde insan hakları avukatlığı yapmış, 1995'te Güney Afrika Yüksek Mahkemesi'ne atanan ilk siyah kadın yargıç olmuştur. 2003-2008 yılları arasında Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargıçlık, 2008-2014 yılları arasında ise Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği görevini yürütmüştür. UCM'nin kuruluş sürecinde aktif rol almış ve 2003-2008 yılları arasında mahkemenin ilk yargıçlarından biri olarak görev yapmıştır. Pillay, özellikle cinsel şiddet suçlarının uluslararası hukukta savaş suçu olarak tanınmasına öncülük etmiştir.
Cuma günü açıklanan Nobel Barış Ödülü, Pillay'a uluslararası adalete katkılarından dolayı verilmiştir. Ödül, aynı zamanda UCM'nin meşruiyetini ve uluslararası hukukun üstünlüğünü vurgulaması açısından önem taşımaktadır.
UCM'nin küresel boyutu ve tartışmalar
UCM, kurulduğu günden bu yana çeşitli tartışmaların odağında olmuştur. Mahkeme, bugüne kadar açtığı davaların büyük çoğunluğunu Afrika ülkelerine yönelik açtığı gerekçesiyle eleştirilmiştir. Destekçileri ise UCM'nin uluslararası hukukun üstünlüğünü tesis etmek ve suçluların cezasız kalmasını önlemek için vazgeçilmez bir kurum olduğunu savunmaktadır. Son yıllarda UCM, Ukrayna'daki savaş suçları, İsrail-Filistin çatışması ve diğer kriz bölgelerindeki ihlallerle ilgili soruşturmalar yürütmektedir. Mahkemenin kararları, taraf devletler açısından bağlayıcıdır ancak uygulama mekanizmaları sınırlıdır; zira UCM'nin kendi polis gücü yoktur ve şüphelilerin yakalanması taraf devletlerin işbirliğine bağlıdır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Roma Statüsü'nü 2000 yılında imzalamış ancak ulusal egemenlik ve askeri personel konusundaki çekinceler nedeniyle TBMM'de onaylamamıştır. Bu durum, Türkiye'nin UCM'nin yargı yetkisini kabul etmediği anlamına gelir. Buna rağmen Türkiye, uluslararası hukuka ve insan haklarına bağlılığını sürdürmekte, soykırım ve savaş suçları gibi konularda uluslararası işbirliğine açık olduğunu beyan etmektedir. UCM'nin İsrail-Filistin ve Ukrayna gibi konulardaki soruşturmaları, Türkiye'nin bölgesel diplomatik pozisyonunu dolaylı olarak etkileyebilir. Pillay'ın Nobel ödülü, uluslararası adaletin güçlendirilmesi yönündeki çabalara dikkat çekmekte olup Türkiye'nin insan hakları ve uluslararası hukuk alanındaki taahhütlerini yeniden gözden geçirmesi için bir fırsat sunmaktadır.