Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), eski Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin yargılanmaya uygun olduğunu duyurdu. Bağımsız bir uzman paneli tarafından yapılan değerlendirmede, 81 yaşındaki Duterte'nin kendisine yöneltilen suçlamaları anlama ve yargılama sürecinin amaç ve sonuçlarını kavrama kapasitesine sahip olduğu tespit edildi. Bu karar, Duterte'nin uyuşturucuyla mücadele politikası kapsamında işlenen insanlığa karşı suçlar nedeniyle yargılanmasının önünü açıyor.
Yargı sürecinin arka planı
Rodrigo Duterte, 2016-2022 yılları arasında Filipinler Devlet Başkanı olarak görev yaptı. Görev süresi boyunca yürüttüğü sert uyuşturucu karşıtı kampanya, binlerce kişinin yargısız infaz edilmesiyle sonuçlandı. Uluslararası Af Örgütü ve diğer insan hakları örgütleri, bu kampanyada en az 12.000 kişinin öldürüldüğünü tahmin ediyor. Filipinler, 2019 yılında UCM'den çekilmiş olsa da, mahkeme, ülkenin taraf olduğu dönemde işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisini koruyor. UCM savcılığı, Duterte hakkında 2021 yılında resmi soruşturma başlatmıştı. Duterte'nin avukatları, yaşlılık ve sağlık sorunları nedeniyle müvekkillerinin yargılanamayacağını savunuyordu. Ancak bağımsız tıbbi uzmanlar, Duterte'nin bilişsel yeteneklerinin yargılama için yeterli olduğunu belirtti. Karar, UCM'nin ön yargılama dairesi tarafından onaylandıktan sonra resmiyet kazanacak.
Bölgesel ve küresel boyut
Duterte'nin yargılanması, uluslararası ceza hukuku açısından emsal teşkil edebilir. Filipinler'in UCM'den çekilmiş olmasına rağmen, mahkemenin yargı yetkisini sürdürmesi, devlet başkanlarının dokunulmazlığı ilkesini sorgulatıyor. Bu dava, Asya-Pasifik bölgesinde insan hakları ihlallerine karşı uluslararası adaletin işleyişi açısından kritik bir sınav olacak. Duterte'nin halen Filipinler'de önemli bir siyasi figür olması, davanın ülke içi siyaseti de etkileyebileceği yorumlarına yol açıyor. Ayrıca, UCM'nin bu kararı, diğer ülkelerdeki benzer ihlaller için de caydırıcı bir etki yaratabilir. Uluslararası hukuk uzmanları, kararın, devlet başkanlarının görev süreleri boyunca işledikleri suçlardan dolayı hesap vermeleri gerektiği yönünde güçlü bir mesaj olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, UCM'ye taraf olmamakla birlikte, uluslararası hukukun üstünlüğü ve insan hakları ihlallerinin cezalandırılması ilkelerini desteklemektedir. Duterte davası, uluslararası adaletin evrenselliği açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, benzer şekilde, terörle mücadele ve güvenlik politikalarında insan haklarına saygı çerçevesinde hareket ettiğini vurgulamaktadır. Bu dava, Türkiye'nin uluslararası platformlarda savunduğu adalet ve hesap verebilirlik ilkeleriyle uyumludur. Ayrıca, Filipinler'deki gelişmeler, Türkiye'nin Güneydoğu Asya'daki diplomatik ve ekonomik ilişkilerini etkileyebilir; zira istikrar ve hukukun üstünlüğü, bölgesel iş birlikleri için önem taşımaktadır.