Pasifik Okyanusu'nun ortasında, deniz seviyesinin yükselmesiyle en çok tehdit altındaki ülkelerden biri olan Tuvalu, yıllardır iklim değişikliği haberlerinde 'batan ada' olarak anılıyor. Ancak 11.000 nüfuslu bu ada ülkesinin sakinleri, dünyanın kendilerine yalnızca bir felaket sembolü olarak bakmasından duydukları rahatsızlığı artık açıkça dile getiriyor. Tuvalular, 'Biz sadece kurban değiliz; iklim krizine karşı direnen, çözüm üreten bir halkız' diyor.
Bir Ada Ülkesinin İklim Değişikliğiyle İmtihanı
Tuvalu, dokuz mercan adasından oluşuyor ve en yüksek noktası deniz seviyesinden sadece 4,6 metre yükseklikte. Bilim insanları, mevcut gidişatla yüzyılın sonuna kadar Tuvalu'nun büyük bölümünün sular altında kalabileceğini öngörüyor. Bu durum, Tuvalu'yu iklim değişikliğinin 'yüzü' haline getirdi. Birleşmiş Milletler iklim konferanslarında Tuvalu temsilcileri, yükselen denizlerin tehdidi altındaki ülkeler adına en duygusal konuşmaları yapan isimler oldu. Ancak ülke içinde bu anlatı yorucu bulunuyor. Tuvalu Dışişleri Bakanı Simon Kofe, 2021'de dizlerine kadar suya gömülü halde BM İklim Değişikliği Konferansı'na video mesaj gönderdiğinde büyük yankı uyandırmıştı. Fakat Tuvalu halkı, bu tür sembolik eylemlerin ötesinde somut adımlar atılmasını istiyor.
Küresel Adalet Çağrısı ve Tuvalu'nun Direnci
Tuvalu, iklim değişikliğinden en az sorumlu olan ancak en ağır bedeli ödeyen ülkelerden biri. Ülkenin yıllık karbon emisyonu, küresel toplamın %0,00004'ü kadar. Buna rağmen Tuvalu, iklim değişikliğine uyum için milyonlarca dolar harcamak zorunda. Kıyı koruma projeleri, tatlı su kaynaklarının tuzlanmaya karşı korunması ve tarımın iklim dirençli hale getirilmesi için çaba sarf ediyor. Tuvalu hükümeti, aynı zamanda 'dijital bir ülke' yaratma projesi başlattı. Fiziksel topraklarını kaybetseler bile egemenliklerini ve kültürel kimliklerini sanal ortamda sürdürebilmek için metaverse'de bir Tuvalu inşa ediyor. Bu girişim, hem teknolojik bir yenilik hem de egemenlik kavramının yeniden tanımlanması olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tuvalu’nun iklim değişikliği karşısındaki durumu, küçük ada devletlerinin kaderinin küresel ısınmayla ne kadar iç içe geçtiğini gösteriyor. Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede orta gelirli bir ülke olarak hem sorumluluk hem de kırılganlık taşıyor. Tuvalu örneği, Türkiye'nin Paris İklim Anlaşması taahhütlerini yerine getirmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırması gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Türkiye'nin BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında gelişmekte olan ülkelere sağladığı teknik ve mali desteğin, Tuvalu gibi en savunmasız ülkelere yönlendirilmesi, diplomatik itibarını artırabilir. Küresel ısınmanın etkileri Türkiye'de de kuraklık, orman yangınları ve sel gibi olaylarla hissedilirken, Tuvalu'nun dirençlilik çabalarından çıkarılacak dersler bulunuyor.