Polonya Başbakanı Donald Tusk, Ukrayna yönetimine iki ülke arasındaki ilişkileri onarmak için daha fazla çaba göstermesi çağrısında bulundu. Tusk'ın bu açıklaması, Varşova ile Kiev arasında İkinci Dünya Savaşı dönemine ait bir askeri birliğe verilen devlet nişanı nedeniyle patlak veren diplomatik krizin ardından geldi. Gerilim, Ukrayna'nın, savaş sırasında Polonyalılara karşı etnik temizlik faaliyetlerine karıştığı iddia edilen Ukrayna İsyan Ordusu'nun (UPA) bir komutanını onurlandırmasıyla başladı. Tusk, ortak güvenlik endişelerine ve Rusya'ya karşı ortak duruşa rağmen, Kiev'in tarihsel sorunları ele almak için adımlar atmazsa ilişkilerin daha da kötüleşebileceği uyarısında bulundu.
Gelişmenin arka planı
İki ülke arasındaki anlaşmazlık, Ukrayna'nın, 2016 yılında Ulusal Kahraman unvanı verdiği Stepan Bandera ve diğer UPA liderlerinin anısını yaşatmaya devam etmesiyle yeniden alevlendi. Polonya, UPA'yı Volhinya Katliamı'ndan (1943-1944) sorumlu tutuyor; bu katliamda yaklaşık 60.000 ila 120.000 Polonyalı sivil öldürüldü. Ukrayna ise UPA'yı Sovyet karşıtı bir direniş hareketi olarak görüyor ve bağımsızlık mücadelesinin bir parçası olarak kabul ediyor. Tusk, ortak düşman Rusya'ya karşı birleşik cephe oluşturmanın önemini vurgularken, “Tarihsel gerçeklerle yüzleşmeden sağlıklı bir ortaklık kuramayız” dedi.
Polonya, Ukrayna'nın AB üyeliği sürecinde en güçlü destekçilerden biri olmasına rağmen, son dönemde tahıl ithalatı anlaşmazlığı ve Ukraynalı sürücülerin Polonya'da yol açtığı sorunlar da ilişkileri germişti. Tusk, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı görüşmede, “Ukrayna'nın savaşta verdiği mücadeleye saygı duyuyoruz, ancak bu, kendi tarihimize saygısızlık edilmesini meşrulaştırmaz” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Polonya-Ukrayna gerginliği, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşını sürdürdüğü bir dönemde, Doğu Avrupa'daki ittifakları zayıflatma potansiyeli taşıyor. Polonya, Ukrayna'ya en fazla askeri yardım sağlayan ülkelerden biri; aynı zamanda NATO'nun doğu kanadının kilit üyesi. Tarihsel sorunların gölgesinde kalan bu kriz, AB ve NATO'nun Rusya'ya karşı birliğini test ediyor. Uzmanlar, benzer tarihsel anlaşmazlıkların Macaristan-Romanya ve Bulgaristan-Makedonya arasında da yaşandığını, ancak Ukrayna'nın savaş halinde olmasının bu krizi daha hassas kıldığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Polonya-Ukrayna gerginliği, Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki istikrar çabalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, hem Ukrayna hem de Polonya ile iyi ilişkilere sahip; bu durum, Ankara'nın arabuluculuk rolünü ön plana çıkarabilir. Ayrıca Ukrayna'daki savaşın seyrine doğrudan etki eden bu kriz, Türkiye'nin Montrö rejimi ve Karadeniz güvenliği konusundaki hassasiyetini artırıyor. Tarihsel anlaşmazlıkların derinleşmesi, NATO'nun doğu kanadındaki dayanışmayı zayıflatabilir. Türkiye, bölgedeki dengeleri gözeterek, tansiyonun düşürülmesi için diplomatik girişimlerde bulunabilir.