Türkiye, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) Ege ve Doğu Akdeniz'de silahlanma yarışına girmemeleri konusunda uyardı. Ankara, Atina'nın son yıllarda hız kazanan askeri modernizasyon programı, GKRY'nin Batılı silah sistemlerine yönelmesi ve Yunanistan-GKRY-İsrail arasında giderek derinleşen savunma işbirliğinden rahatsız. Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, bu adımların bölgesel istikrarı tehdit ettiği ve karşılıklı güveni zedelediği vurgulandı.
Gelişmenin Arka Planı: Yunanistan'ın Askeri Hamleleri
Yunanistan, 2024-2025 bütçesinde savunma harcamalarını önemli ölçüde artırdı. Atina, Fransız Rafale savaş uçakları, Belçika yapımı fırkateynler ve ABD'den M-1117 zırhlı araçları satın aldı. Ayrıca, Almanya ile ortak üretilen iki adet Type 214 denizaltının envantere girmesi planlanıyor. Yunanistan ayrıca, Ege adalarına askeri yığınak yapmakla suçlanıyor. Türkiye, Lozan Antlaşması'na aykırı olarak adaların silahlandırılmasını kabul edilemez buluyor. GKRY cephesinde ise, Rum Kesimi'nin ABD ile savunma işbirliği anlaşması imzalaması ve İsrail ile ortak hava tatbikatları yapması Ankara'yı rahatsız eden diğer başlıklar. Özellikle GKRY'nin Yunanistan ve İsrail ile oluşturduğu enerji ve savunma üçgeni, Doğu Akdeniz'deki dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Doğu Akdeniz'de Yeni Cephe
Yunanistan-GKRY-İsrail savunma ekseni, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı tartışmalarıyla paralel ilerliyor. İsrail'in Doğu Akdeniz'deki doğalgaz rezervlerini GKRY ve Yunanistan üzerinden Avrupa'ya taşıma projeleri, Türkiye'nin bölgedeki enerji merkezi olma hedefiyle çelişiyor. ABD ve AB'nin bu üçlü işbirliğine verdiği destek, Türkiye'yi çevreleme stratejisi olarak yorumlanıyor. NATO'nun güney kanadındaki bu gerginlik, ittifak içinde de soru işaretleri yaratıyor. Türkiye, Yunanistan'ın NATO müttefiki olmasına rağmen bu adımların ittifak ruhuna aykırı olduğunu savunuyor. Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna savaşı sonrası Doğu Akdeniz'deki varlığını artırması, bölgeyi daha da karmaşık hale getiriyor. Türkiye, kendi savunma sanayii atılımlarıyla (SİHA'lar, milli muhrip, hava savunma sistemleri) karşılık verirken, Atina'nın Fransız ve ABD silahlarına bağımlılığı sorgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege'deki çıkarlarını doğrudan tehdit etmektedir. Yunanistan'ın silahlanma hamleleri, Türkiye'yi caydırıcılık kapasitesini artırmaya iterken, bölgede silahlanma yarışını tetikleyebilir. Ankara, diplomatik kanallarla krizi yönetmeye çalışsa da, Yunanistan ve GKRY'nin Batılı güçlerle entegre savunma ağı, Türkiye'nin hareket alanını daraltmaktadır. Özellikle İsrail'in bu eksene dâhil olması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji girişimlerini (örneğin Libya ile deniz yetki alanı anlaşması) baltalayabilir. Türkiye, kendi milli savunma projelerini hızlandırarak bu baskıya karşı koyarken, NATO ve AB içinde yalnızlaşmamak için denge politikası izlemek zorundadır. Kısa vadede tansiyon düşmezse, Ege'de sıcak çatışma riski artabilir.