Türkiye ile Ukrayna arasında 3 Şubat 2022 tarihinde imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), gerekli onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girdi. Anlaşma, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha öngörülebilir bir çerçevede geliştirilmesini amaçlıyor. Yürürlüğe giriş, Türkiye'nin Ukrayna'ya yönelik ihracatında gümrük vergilerinin kaldırılması veya azaltılması yoluyla ticaret hacminin artırılması bekleniyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve İmza Süreci
Türkiye ve Ukrayna arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması, uzun süren müzakerelerin ardından 3 Şubat 2022'de Kiev'de imzalanmıştı. Anlaşma, o dönemde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle duyurulmuştu. Ancak Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgali nedeniyle anlaşmanın yürürlüğe girmesi gecikmişti. Savaş koşullarına rağmen taraflar, anlaşmanın onay süreçlerini tamamlama iradesini sürdürdü. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Ukrayna Parlamentosu (Verkhovna Rada) gerekli yasal düzenlemeleri yaparak anlaşmaya iç hukukta geçerlilik kazandırdı.
Anlaşma kapsamında, sanayi ürünleri, tarım ürünleri ve hizmetler ticaretinde karşılıklı tavizler öngörülüyor. Türkiye, Ukrayna menşeli bazı ürünlerde gümrük vergilerini sıfırlarken, Ukrayna da Türk ürünlerine yönelik tarifeleri kaldırıyor veya düşürüyor. Ayrıca, anlaşma ile ticaretin önündeki teknik engellerin azaltılması, gümrük işlemlerinin basitleştirilmesi ve yatırımların teşviki hedefleniyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda istikrarlı bir şekilde artış gösteriyordu; 2021'de ikili ticaret hacmi 7,4 milyar doları aşmıştı. Savaşın etkisiyle 2022'de bir miktar daralma yaşansa da, ticaretin yeniden canlanması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Türkiye-Ukrayna STA'sı, Karadeniz havzasındaki ekonomik işbirliğini derinleştirme potansiyeli taşıyor. Ukrayna, savaş sonrası yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik firmaları için önemli fırsatlar sunuyor. Anlaşma, aynı zamanda Türkiye'nin Ukrayna ile olan stratejik ortaklığını ekonomik temellere oturtma çabasının bir parçası. Rusya'nın bölgedeki etkisini dengelemek isteyen Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü destekliyor ve Kırım'ın ilhakını tanımıyor. STA, bu siyasi duruşun ekonomik ayağını güçlendirebilir. Öte yandan, anlaşmanın Rusya ile ilişkileri germemesi için hassas bir denge gözetilmesi gerekiyor; zira Türkiye, Rusya ile de yoğun bir ticari ilişkiye sahip.
Küresel ölçekte ise, STA serbest ticaret anlaşmalarının savaş koşullarında bile sürdürülebileceğini gösteriyor. Ukrayna, Batı ile entegrasyon sürecinde AB ile Derin ve Kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşması (DCFTA) gibi mekanizmaları kullanırken, Türkiye ile de benzer bir anlaşma yaparak ticaret ağını çeşitlendiriyor. Bu durum, Ukrayna'nın ekonomik dayanıklılığını artırmaya yönelik bir adım olarak okunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye-Ukrayna STA'sının yürürlüğe girmesi, Türkiye'nin Karadeniz merkezli ekonomi diplomasisinde önemli bir kilometre taşıdır. Anlaşma, Türk ihracatçısına Ukrayna pazarında avantaj sağlarken, savaş sonrası yeniden inşa döneminde Türk müteahhitlik sektörü için kapı aralıyor. Bununla birlikte Türkiye'nin Rusya ile hassas dengesini koruması gerekiyor; zira Moskova, Kiev ile derinleşen ticari ilişkileri kendi çıkarlarına aykırı görebilir. STA ayrıca, Türkiye'nin Avrupa-Atlantik kurumlarıyla uyumlu bir ticaret politikası izlediğini göstererek Batı ile bağlarını güçlendirebilir. Uzun vadede bu anlaşma, Karadeniz'de ekonomik istikrarın tesisi için bir araç olabilir.