Türkiye, İran'ın en büyük bankalarından biri olan Bank Mellat'ın İstanbul'daki faaliyet ruhsatını iptal etti. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından alınan karar, İran bankacılık sektörünün uluslararası alanda karşılaştığı yaptırım baskısının bir yansıması olarak görülüyor. İranlı banka, Batılı ülkeler tarafından yıllardır İran'ın nükleer programıyla bağlantılı olduğu iddiasıyla yaptırım listelerinde tutuluyordu. Kararın, Türkiye-İran ekonomik ilişkilerinde yeni bir dönemin habercisi olup olmayacağı merak konusu.
Bank Mellat ve Yaptırım Geçmişi
Bank Mellat, İran'ın en köklü ve büyük bankalarından biri olarak biliniyor. 1980'lerde kurulan banka, İran Devrim Muhafızları ve nükleer programla bağlantılı olduğu gerekçesiyle 2010'lu yıllarda ABD ve Avrupa Birliği tarafından yaptırım listelerine alınmıştı. Özellikle 2012'de ABD Hazine Bakanlığı, Bank Mellat'ın İran'ın nükleer ve balistik füze programlarına finansal destek sağladığını öne sürmüştü. Banka, yıllar boyunca bu iddiaları reddetti ve uluslararası hukuk mücadelesi verdi. 2019'da Avrupa Birliği Adalet Divanı, bankanın yaptırım listesinden çıkarılmasına karar verdi ancak ABD yaptırımları devam etti.
Türkiye'de Bank Mellat, 2010'lu yılların başından itibaren İstanbul'da şube açmış ve özellikle İran ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir rol oynamıştı. Ancak ABD'nin 2018'de İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymasıyla birlikte bankanın faaliyetleri zorlaştı. Türkiye, İran ile ticaretini sürdürmek için çeşitli mekanizmalar geliştirmeye çalışsa da uluslararası yaptırımlara uyum sağlamak zorunda kaldı.
Kararın Arka Planı ve Olası Etkileri
BDDK'nın ruhsat iptali kararının gerekçesi henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak uzmanlar, kararın arkasında birkaç faktörün olabileceğini belirtiyor. Birincisi, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarına tam uyum sağlama baskısı. İkincisi, Türkiye'nin kendi bankacılık sektörünü uluslararası yaptırım risklerinden koruma isteği. Üçüncüsü ise İran ile yaşanan son dönemdeki diplomatik gerginlikler. 2023'te İran'ın Türkiye'deki bazı muhalif gruplara yönelik faaliyetleri ve iki ülke arasındaki istihbarat savaşları kamuoyuna yansımıştı.
Karar, Türkiye'deki İran sermayeli diğer bankalar için de bir emsal teşkil edebilir. Bank Mellat'ın İstanbul şubesinin kapatılması, İran ile ticaret yapan Türk şirketlerini olumsuz etkileyebilir. Özellikle enerji, inşaat ve gıda sektörlerinde İran ile iş yapan firmalar, ödeme kanallarında sıkıntı yaşayabilir. Öte yandan, Türkiye'nin uluslararası finansal sistemle entegrasyonu açısından bu tür bir adım, Batılı müttefikler nezdinde olumlu karşılanabilir.
İran tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Tahran'ın bu kararı siyasi bir hamle olarak değerlendirmesi ve karşı önlemler alması bekleniyor. İran Dışişleri Bakanlığı, geçmişte benzer durumlarda Türkiye'ye notasını iletmiş ve karşılıklılık ilkesini hatırlatmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bank Mellat'ın ruhsat iptali, sadece ikili ilişkilerle sınırlı değil. ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikası, müttefiklerini de İran ile ekonomik ilişkilerini gözden geçirmeye zorluyor. Türkiye, NATO üyesi olarak Batı ittifakı içinde yer alırken, İran ile komşuluk ilişkileri ve ekonomik bağları nedeniyle denge politikası izliyor. Bu karar, Ankara'nın Batı ile ilişkilerini onarmak için attığı adımlardan biri olarak yorumlanıyor. Ayrıca, İsrail-Hamas savaşı sonrası bölgesel gerilimin arttığı bir dönemde, Türkiye'nin İran'a yönelik tutumunda bir sertleşme olup olmadığı da izleniyor.
Küresel bankacılık sistemi açısından bakıldığında, Bank Mellat gibi yaptırım listelerindeki bankaların faaliyetlerinin kısıtlanması, uluslararası finansal güvenliği artırmayı amaçlıyor. Ancak bu tür kararlar, yaptırımlardan etkilenen ülkelerin alternatif finansal mekanizmalar geliştirmesine de yol açıyor. İran, Çin ve Rusya ile işbirliğini artırarak yaptırımları aşmaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Bank Mellat'ın ruhsatını iptal etmesi, dış politikada Batı ile ilişkileri dengeleme çabasının bir parçası olarak görülüyor. İran ile ticaret hacmi yıllık 5-6 milyar dolar civarında ve bu karar, özellikle doğalgaz ve petrol ödemelerinde sıkıntı yaratabilir. Ancak Türkiye, ABD yaptırımlarına uyum sağlamayarak ikincil yaptırımlarla karşılaşma riskini göze alamazdı. Bu adım, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası finans kuruluşlarıyla ilişkilerini koruma isteğini gösteriyor. İran ile ilişkilerde ise diplomatik kanallar açık tutulacak gibi görünüyor; zira iki ülke arasında enerji ve güvenlik alanında derin bağlar mevcut. Karar, Türkiye'nin İran'a yönelik tutumunda köklü bir değişiklikten ziyade, konjonktürel bir uyum hamlesi olarak değerlendirilebilir.