Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye'ye yönelik savunma sanayisi yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 savaş uçaklarının tedariki konusunda yakın zamanda somut bir sonuç almayı umduklarını belirtti. Fidan, müttefik ülkeler arasında savunma sanayisi kısıtlamalarının olmaması gerektiğini vurguladı. Açıklamalar, 10 Temmuz Cuma günü Ankara'da yapılan bir basın toplantısında geldi. Bakan, Türkiye'nin bu konularda yapıcı bir diyalog yürüttüğünü ve karşılıklı anlayışın arttığını ifade etti.
Yaptırımların arka planı ve F-35 krizi
Türkiye, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle ABD tarafından CAATSA (Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) kapsamında yaptırımlara tabi tutulmuştu. Bu yaptırımlar, Türk savunma sanayisini doğrudan etkilerken, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasına da yol açmıştı. ABD, S-400'lerin F-35'lerin güvenliğini tehlikeye atacağını savunurken, Türkiye bu iddiaları reddetmiş ve alternatif çözüm önerileri sunmuştu. Fidan'ın son açıklamaları, iki ülke arasındaki görüşmelerin hız kazandığına işaret ediyor. Türkiye, F-35'lerin yanı sıra F-16 modernizasyon kitleri ve yeni savaş uçakları tedariki konusunda da ABD ile müzakerelerini sürdürüyor. Washington yönetimi, konuyu Kongre'nin onayına sunmayı planlıyor. Biden yönetimi, Türkiye ile ilişkileri onarma sinyalleri verse de Kongre'deki bazı grupların direnci sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut: NATO ittifakı ve Doğu Akdeniz
Türkiye-ABD ilişkilerindeki bu gelişme, yalnızca ikili boyutuyla değil, aynı zamanda NATO ittifakının geleceği ve Doğu Akdeniz'deki güç dengeleri açısından da kritik önem taşıyor. Türkiye, NATO'nun güney kanadında kilit bir ülke konumunda ve savunma sanayisindeki kısıtlamalar, ittifak içindeki uyumu zayıflatma potansiyeli taşıyor. Yunanistan ile yaşanan gerilimler ve Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları üzerindeki rekabet, Türkiye'nin askeri kabiliyetlerini korumasını zorunlu kılıyor. ABD'nin yaptırımları hafifletmesi, Türkiye'nin bölgedeki caydırıcılığını artırabilir ve NATO içindeki dayanışmayı güçlendirebilir. Öte yandan, bu adım ABD'nin Küresel Güney'deki müttefikleriyle ilişkilerinde yeni bir dönemi işaret edebilir. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası değişen güvenlik ortamında, Türkiye'nin stratejik önemi daha da artmış durumda. F-35'lerin tedariki, Türkiye'nin hava kuvvetlerini modernize etme hedefi doğrultusunda önemli bir adım olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin dış politikasında önemli bir sınav niteliği taşıyor. ABD yaptırımlarının kaldırılması, Türk savunma sanayisinin önünü açacak ve ekonomik anlamda rahatlama sağlayacaktır. Özellikle F-35 ve F-16 tedariki, Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterindeki yaşlanan uçakların yerini alması açısından kritik. Bu süreç, aynı zamanda Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açma potansiyeli taşıyor. Ancak Kongre'deki muhalefet ve S-400 meselesi hâlâ çözüm bekliyor. Türkiye'nin bu süreçte dengeli bir diplomasi yürütmesi, hem Batı ittifakındaki konumunu güçlendirecek hem de bölgesel çıkarlarını korumasına yardımcı olacaktır.