Türkiye'nin önde gelen havayolu şirketleri Türk Hava Yolları (THY), Pegasus ve AJet, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının etkisiyle İran'a düzenlenen uçuşları iptal etti. İptal kararı, Tahran yönetimine baskıyı artıran Washington'ın ikincil yaptırım tehditleri sonrasında alındı. Söz konusu havayolları, İran'ın çeşitli şehirlerine gerçekleştirdikleri seferleri durdurma kararını kamuoyuna duyurdu. Bu gelişme, Türkiye-İran arasındaki havacılık bağlantısını önemli ölçüde sekteye uğratırken, bölgesel ulaşım ve ticaret üzerinde de yeni belirsizlikler yaratıyor.
İptallerin Arka Planı ve ABD Yaptırımları
ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, özellikle 2018'de Donald Trump yönetiminin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından kapsamlı şekilde genişletildi. Washington, İran'la iş yapan üçüncü ülke şirketlerini de hedef alan ikincil yaptırımlar uygulayarak, bu şirketlerin ABD finansal sistemine erişimini kısıtlama yoluna gitti. Havacılık sektörü de bu yaptırımlardan nasibini aldı; zira uçak parçaları, bakım hizmetleri ve sigorta gibi alanlarda ABD mevzuatına tabi unsurlar bulunuyor.
Türk havayolu şirketlerinin İran uçuşlarını iptal etmesi, bu yaptırımların doğrudan bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Şirketler, İran'a uçuşlarında kullandıkları uçakların ABD menşeli parçalar içermesi veya ABD merkezli sigorta şirketleriyle çalışmaları nedeniyle yaptırım riskiyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, İran'ın havacılık altyapısının yaptırımlar nedeniyle bakım ve yakıt ikmali gibi konularda yaşadığı sıkıntılar da seferlerin güvenli ve düzenli yürütülmesini zorlaştırıyor.
Öte yandan, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları sadece havacılıkla sınırlı değil; petrol, bankacılık, denizcilik ve diğer birçok sektörü kapsıyor. Türkiye, uzun yıllardır İran ile ekonomik ve ticari ilişkilerini sürdürürken, ABD yaptırımlarına uyum konusunda denge politikası izlemeye çalışıyor. Ancak son dönemde Washington'ın yaptırımları daha sıkı uygulama yönündeki adımları, Türk şirketlerini zor durumda bırakıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran, uluslararası yaptırımlar nedeniyle havacılık filosunu yenilemekte güçlük çekiyor ve birçok hava yolu şirketi İran seferlerini askıya almış durumda. Batılı havayolları büyük ölçüde İran uçuşlarını durdurmuşken, Türk şirketleri bölgedeki önemli bağlantı noktalarından biri olmayı sürdürüyordu. Ancak son iptaller, İran'ın dış dünyayla hava bağlantısını daha da izole hale getirebilir.
Bu gelişme, İran'ın turizm, ticaret ve diplomatik ilişkileri açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Özellikle İran'a seyahat eden iş insanları, öğrenciler ve aileler alternatif güzergâhlar aramak zorunda kalacak. Aktarmalı uçuşların süresi ve maliyeti artabilir. Bölgesel havacılık pazarında ise Körfez ülkelerinin havayolları (Emirates, Qatar Airways, Flydubai gibi) İran'a uçuşlarda daha fazla pay kapabilir; ancak onlar da benzer yaptırım riskleriyle karşı karşıya.
ABD yaptırımlarının etkisi sadece Türkiye ile sınırlı değil. Avrupa Birliği ülkeleri de İran'la ticaret yaparken yaptırım tehdidiyle karşılaşıyor. INSTEX gibi mekanizmalar kurulmaya çalışılsa da, pratikte fazla işlerlik kazanmadı. Bu durum, ABD'nin yaptırım rejiminin küresel ticaret üzerindeki belirleyici gücünü gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türk havayollarının İran uçuşlarını iptal etmesi, Türkiye'nin ABD yaptırımları karşısındaki hassas konumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, İran ile ticari ve kültürel bağlarını sürdürmek isterken, ABD'nin ikincil yaptırımlarına maruz kalmamak için adımlar atmak zorunda kalıyor. Bu durum, Ankara'nın denge politikasını zorlaştırırken, enerji ve ticaret alanlarında da yeni riskler barındırıyor. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel bir ulaşım merkezi olma hedefine yönelik potansiyel bir daralma sinyali olarak da okunabilir. Uzun vadede, Türkiye'nin İran'la ilişkilerini nasıl yöneteceği, ABD ile yaşanacak olası gerilimlere bağlı görünüyor.