ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Irak Başbakanı ile bir araya gelerek kalan ABD askerlerinin ülkeden çekilmesi öncesinde ikili ilişkileri ve bölgesel güvenlik konularını ele aldı. Görüşme, ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesine iki haftadan az bir süre kala gerçekleşti.
Görüşmenin Arka Planı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Irak Başbakanı ile yaptığı görüşmede, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı ve bölgesel istikrarı değerlendirdi. Toplantı, ABD'nin Irak'taki askeri varlığını sona erdirme sürecinin kritik bir aşamasında yapıldı. Yaklaşık 2.500 ABD askeri, Irak güvenlik güçlerine danışmanlık ve destek sağlamak üzere ülkede bulunuyordu. Çekilme kararı, Irak parlamentosunun 2020'de aldığı ve yabancı askerlerin ülkeden ayrılmasını talep eden kararı sonrasında hız kazandı. ABD yönetimi, çekilmenin planlandığı gibi gerçekleşeceğini ve Irak'ın güvenlik sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduğunu belirtiyor.
Görüşmede ayrıca, Irak'ta kalan DEAŞ unsurlarına karşı yürütülen mücadele, ekonomik iş birliği ve enerji projeleri gibi konular da ele alındı. Rubio, ABD'nin Irak'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği yineledi. Irak Başbakanı ise ülkesinin istikrarı ve kalkınması için uluslararası toplumla iş birliğini sürdüreceğini ifade etti.
ABD'nin Irak'tan çekilme süreci, 2003 işgali sonrası en kapsamlı askeri geri çekilme olarak nitelendiriliyor. Çekilme, bölgedeki güç dengelerini etkileyecek ve İran'ın Irak üzerindeki nüfuzunu artırabileceği yönünde endişeler var. ABD, çekilme sonrası Irak güvenlik güçlerine eğitim ve istihbarat desteğini sürdüreceğini açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD askerlerinin çekilmesi, Orta Doğu'daki güç dengesini yeniden şekillendirecek. Irak, uzun yıllardır ABD ile İran arasında bir nüfuz mücadelesine sahne oluyor. Çekilme, İran'ın Irak'taki siyasi ve askeri etkisini artırmasına olanak tanıyabilir. Aynı zamanda, DEAŞ'ın yeniden canlanma riski ve Irak güvenlik güçlerinin hazırlık düzeyi sorgulanıyor. Bölgesel aktörler, özellikle Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, Irak'taki istikrarın korunması için çaba gösteriyor.
Uluslararası toplum, çekilmenin Irak'ın istikrarını bozmaması ve DEAŞ ile mücadelenin sekteye uğramaması gerektiğini vurguluyor. NATO, Irak'taki eğitim misyonunu sürdüreceğini açıkladı. ABD'nin çekilmesi, aynı zamanda Washington'un Orta Doğu'daki önceliklerini Asya-Pasifik'e kaydırdığı yönündeki tartışmaları da güçlendiriyor. Çin ve Rusya'nın Irak'ta artan ekonomik ve siyasi etkisi, bölgesel rekabeti derinleştirebilir.
Irak ekonomisi, petrol gelirlerine bağımlılığı nedeniyle kırılgan. Çekilme sonrası yatırım ve yeniden yapılanma ihtiyacı, uluslararası fonlara erişimi kritik hale getiriyor. ABD, çekilse de Irak ile ticari ve diplomatik ilişkilerini sürdüreceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politikası açısından önemli sonuçlar doğuracak. Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığı, Türkiye'nin sınır güvenliği için tehdit oluşturmaya devam ediyor. ABD çekilmesi sonrası oluşabilecek güç boşluğu, PKK/YPG gibi aktörlerin hareket alanını genişletebilir. Türkiye, Irak merkezi hükümeti ve Erbil yönetimiyle iş birliğini sürdürerek sınırlarını koruma ve terörle mücadele operasyonlarını sürdürme kararlılığında. Ayrıca, İran'ın Irak'taki nüfuzunun artması, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından dikkatle izlediği bir gelişme. Enerji koridoru ve ticaret yollarının güvenliği, Türkiye'nin ekonomik çıkarları için kritik. Bu süreçte Türkiye, Irak'ın istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleyerek kendi ulusal güvenliğini korumayı hedefliyor.