Tunus'un başkenti Tunus'ta yüzlerce kişi, Filistin yanlısı Sumud hareketine mensup dört eylemcinin serbest bırakılması için gösteri düzenledi. Göstericiler, tutuklulardan birinin sağlık durumunun bir aydan uzun süredir devam eden açlık grevi nedeniyle ciddi şekilde kötüleştiğini belirtti. Eylemciler, hükümeti tutukluları derhal serbest bırakmaya çağırdı.
Sumud eylemcileri ve gözaltı süreci
Sumud hareketi, Filistin halkına destek amacıyla Tunus'ta faaliyet gösteren bir sivil toplum örgütü. Örgüt üyeleri, geçtiğimiz aylarda düzenledikleri bir dizi etkinlik ve protesto nedeniyle gözaltına alındı. Tunus makamları, eylemcileri "kamu düzenini bozmak" ve "yasa dışı gösteri düzenlemek"le suçluyor. Tutuklanan dört kişi, yaklaşık iki aydır cezaevinde bulunuyor. Açlık grevine başlayan tutuklulardan biri, avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Özgürlük ve Filistin davası için direniyoruz" dedi. Sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine cezaevi yönetimi, tutukluyu hastaneye kaldırdı ancak gözaltı koşullarının ağırlığı devam ediyor.
Gösteriye katılanlar, "Sumud eylemcileri yalnız değildir", "Filistin'e özgürlük" ve "Tunus'ta adalet" yazılı pankartlar taşıdı. Protestocular, hükümetin Filistin davasına verdiği desteğin samimiyetini sorguladı. Tunus, tarihsel olarak Filistin meselesine en duyarlı Arap ülkelerinden biri olarak biliniyor. Ancak son yıllarda iç siyasi istikrarsızlık ve ekonomik kriz, hükümetin dış politika önceliklerini etkiliyor. Sumud eylemcilerinin tutuklanması, ülke içinde Filistin yanlısı aktivizmin sınırlarını gözler önüne serdi.
Bölgesel ve uluslararası yansımalar
Olay, Arap Baharı sonrası Tunus'ta sivil toplumun karşı karşıya olduğu baskıyı gündeme getiriyor. 2011 devriminden bu yana Tunus, bölgede demokratikleşme umudu olarak görülüyordu. Ancak 2021'de Cumhurbaşkanı Kais Saied'in olağanüstü yetkiler alması ve parlamentoyu feshetmesiyle ülke otoriterleşme sürecine girdi. Son dönemde gazeteciler, aktivistler ve muhalifler sık sık gözaltına alınıyor. Sumud eylemcilerinin durumu, Tunus'un Filistin politikası ile iç baskı arasındaki çelişkiyi simgeliyor. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, Tunus'a tutukluları serbest bırakma çağrısı yaptı. Avrupa Birliği de endişelerini dile getirdi ancak resmi bir yaptırım açıklaması gelmedi.
Bölgesel düzeyde, Mısır ve Ürdün gibi ülkelerde de Filistin yanlısı eylemler zaman zaman yasaklanıyor. Tunus'daki protesto, Arap dünyasında Filistin davasının halk nezdindeki gücünü koruduğunu ancak hükümetlerin bu konuda farklı önceliklere sahip olduğunu gösteriyor. Sumud hareketi, Filistin'e destek amacıyla kurulmuş olsa da Tunus'ta faaliyet gösteren diğer sivil toplum kuruluşları gibi artan baskıdan nasibini alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tunus'taki gelişmeler, Türkiye'nin Akdeniz ve Kuzey Afrika'daki dengeler açısından yakından takip ettiği bir konu. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bölgede kamuoyu nezdinde itibar kazanırken, Tunus'taki otoriterleşme ve sivil toplum baskısı Ankara'nın demokrasi söylemiyle çelişebilir. Tunus, Türkiye'nin Afrika açılımında önemli bir ortak; ekonomik ve ticari ilişkiler son yıllarda gelişti. Ancak iç baskılar, Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünü zayıflatabilir. Ayrıca, Sumud gibi Filistin yanlısı hareketlerin bastırılması, Türkiye'nin Filistin politikasına dolaylı etki edebilir. Türkiye'nin, Tunus yönetimine insan hakları ve ifade özgürlüğü konusunda sessiz diplomatik mesajlar göndermesi beklenebilir. Bölgesel istikrar için Tunus'un demokrasiye dönüşü Türkiye'nin uzun vadeli çıkarlarına hizmet eder.