Tunus'un başkenti Tunus'ta etkili olan şiddetli sağanak yağışlar, kent genelinde ciddi su baskınlarına neden oldu. Ana caddeler ve alt geçitler sular altında kalırken, çok sayıda sürücü araçlarında mahsur kaldı. Belediye ekipleri ve sivil savunma birimleri, mahsur kalan vatandaşları kurtarmak için yoğun çaba harcadı. Olayda can kaybı bildirilmedi ancak maddi hasarın boyutu henüz netlik kazanmadı.
Tekrarlayan sellerin gölgesinde bir başkent
Tunus, son yıllarda benzer sel felaketleriyle sık sık karşı karşıya kalıyor. Özellikle sonbahar ve kış aylarında etkili olan yoğun yağışlar, kentin yetersiz altyapısıyla birleşince günlük yaşamı felç ediyor. Uzmanlar, kentteki kanalizasyon sisteminin hızla artan nüfus ve yapılaşmaya ayak uyduramadığını belirtiyor. Ayrıca, dere yataklarının üzerinin kapatılması ve yeşil alanların azalması, yağmur suyunun doğal drenajını engelliyor.
Bu son olayda da benzer bir tablo ortaya çıktı. Sabah saatlerinde başlayan sağanak, kısa sürede cadde ve sokakları göle çevirdi. Şehir merkezindeki birçok işyeri ve konut su altında kaldı. Elektrik kesintileri yaşandı, tramvay seferleri aksadı. Trafikte mahsur kalan sürücüler, araçlarını terk ederek yüksek kesimlere yürümek zorunda kaldı. Bazı bölgelerde su seviyesi bir metreyi aştı.
Yetkililer, itfaiye ve sivil savunma ekiplerinin yanı sıra ordu birliklerinin de kurtarma çalışmalarına destek verdiğini açıkladı. Ancak eleştirmenler, kentin sel yönetimi konusunda yıllardır somut adım atmadığını savunuyor. Tunus Belediyesi, 2020'de hazırlanan bir sel eylem planını hayata geçirmekte gecikmekle suçlanıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür aşırı hava olaylarının daha sık ve şiddetli yaşanacağı uyarısında bulunuyor.
Küresel iklim krizi ve Akdeniz'in kırılganlığı
Tunus'taki sel, aslında Akdeniz havzasının genel bir sorununa işaret ediyor. İklim değişikliği, bu bölgede sıcaklıkların artmasına ve yağış rejimlerinin düzensizleşmesine yol açıyor. Bir yandan kuraklık, diğer yandan ani ve şiddetli yağışlar aynı coğrafyada iç içe geçmiş durumda. Avrupa Çevre Ajansı'nın raporlarına göre, Akdeniz ülkeleri önümüzdeki yıllarda daha sık sel ve kuraklık olaylarıyla karşılaşacak. Bu durum, altyapı yatırımlarının aciliyetini gözler önüne seriyor.
Tunus gibi ekonomik zorluklarla boğuşan ülkeler için bu tür yatırımları finanse etmek kolay değil. Ülke, yıllardır siyasi istikrarsızlık ve ekonomik krizle mücadele ediyor. Sel felaketleri ise hem kamu bütçesine ek yük getiriyor hem de turizm ve tarım gibi sektörleri olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, uluslararası iklim fonlarından daha fazla destek sağlanması gerektiğini vurguluyor. Ancak mevcut jeopolitik gerilimler ve küresel ekonomik belirsizlikler, bu desteğin önündeki engeller arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tunus'taki sel felaketi, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinin yol açtığı risklerin ortak olduğunu gösteriyor. Türkiye de benzer coğrafi ve iklimsel koşullara sahip; son yıllarda Ege ve Akdeniz kıyılarında sel ve orman yangınları gibi afetlerle sık sık karşılaşıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin iklim uyum politikalarını ve altyapı dayanıklılığını güçlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Kuzey Afrika'daki istikrarsızlık, göç hareketlerini tetikleyerek Türkiye'nin güvenlik ve dış politika gündemini dolaylı yönden etkileyebilir. Bölgesel işbirliği ve erken uyarı sistemleri önem taşıyor.