Tunus'ta ana muhalefet partisi Nahda Hareketi'nin lideri Raşid Gannuşi, 'terör örgütüyle ittifak kurmak' suçlamasıyla müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Askeri mahkeme tarafından verilen karar, Gannuşi'nin yanı sıra çok sayıda sanığın da ağır hapis cezaları almasıyla sonuçlandı. Tunus'un devrik cumhurbaşkanı Kays Said yönetiminde yargılanan Gannuşi, kararı 'siyasi bir komplo' olarak nitelendirdi. Karar, uluslararası toplumda endişeyle karşılanırken, ülkedeki siyasi krizin daha da derinleşmesine yol açması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı: Kays Said döneminde muhalefete baskı
Tunus'ta 2011'deki Yasemin Devrimi'nin ardından demokrasiye geçiş sürecinde önemli rol oynayan Nahda Hareketi, son yıllarda Cumhurbaşkanı Kays Said'in sert baskısıyla karşı karşıya. 2021'de Said'in anayasal yetkileri tek başına üstlenmesiyle başlayan süreçte, muhalif siyasetçiler, aktivistler ve gazeteciler toplu şekilde yargılanıyor. Gannuşi, 2023 Nisan'ında 'devlete karşı komplo kurmak' suçlamasıyla gözaltına alınmış, ardından terörle ilgili soruşturmalar kapsamında yargılanıyordu.
Mahkeme, Gannuşi ve diğer 40'tan fazla sanığı 'terör örgütüyle ittifak kurmak, devlet güvenliğini tehdit etmek ve yabancı güçlerle işbirliği yapmak' suçlarından hüküm giydirdi. Ceza, Temmuz 2024'te başlayan duruşmaların ardından geldi. Gannuşi'nin avukatları, kararın siyasi saiklerle alındığını ve müvekkillerinin masum olduğunu savunuyor. Aile üyeleri ise Gannuşi'nin sağlık durumunun kötüleştiğini ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirtiyor.
Bölgesel boyut: Tunus'ta demokratik gerileme endişesi
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, Gannuşi'ye verilen cezayı 'Tunus'ta hukukun üstünlüğünün çöküşünün bir göstergesi' olarak değerlendirdi. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, kararı kınayarak Tunus'ta demokratik kazanımların korunması çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı, 'adil yargılama sürecine saygı duyulması' gerektiğini vurguladı.
Karar, Kuzey Afrika ve Arap dünyasında İslamcı hareketler üzerinde caydırıcı bir etki yaratabilir. Mısır'da Müslüman Kardeşler'in baskı altında olduğu bir dönemde, Tunus'taki Nahda Hareketi'nin benzer bir kaderi paylaşması, bölgede siyasal İslam'ın geleceği açısından önemli bir gösterge. Aynı zamanda, Tunus'un 2011 devrimiyle kazandığı demokratik itibarın ciddi şekilde zedelenmesine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gannuşi, Türkiye ile yakın ilişkileri olan bir siyasetçiydi. Nahda Hareketi, AK Parti ile ideolojik ve siyasi yakınlık taşıyor; Erdoğan, Gannuşi'yi birçok kez desteklemişti. Bu karar, Türkiye'nin bölgede İslamcı muhalefetle kurduğu bağları ve etki alanını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Tunus'ta demokratik gerileme, Türkiye'nin Akdeniz'deki stratejik ortaklıklarını ve Libya, Cezayir gibi ülkelerle ilişkilerini şekillendiren bölgesel dengeleri değiştirebilir. Türkiye, bu gelişmeyi yakından takip ederken, uluslararası hukuk ve insan hakları vurgusu yaparak diplomatik tepki göstermesi bekleniyor.