ABD'de Donald Trump yönetiminin yeni yeşil kart (Green Card) düzenlemesi, yasal göçmenlik sürecini fiilen imkansız hale getirecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Yeni kurala göre, bazı başvuru sahipleri yeşil kart başvurularının onaylanması beklerken ülkeyi terk edip kendi ülkelerine dönmek zorunda kalacak. Bu süreçte başvurularının reddedilme ihtimali de bulunuyor; yani geri dönüşleri garanti altında değil. Uzmanlar, düzenlemenin yasal göçü caydırmayı hedeflediğini ve binlerce kişiyi mağdur edeceğini belirtiyor.
Yeni düzenlemenin detayları
Trump yönetimi, yeşil kart başvurularında mevcut uygulamayı değiştiren bir kural yayımladı. Buna göre, belirli kategorilerdeki başvurucular, başvuruları değerlendirilirken ABD'de kalma hakkını kaybedecek. Bu kişiler, ya kendi istekleriyle ülkeyi terk edecek ya da sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalacak. Kendi ülkelerine döndükten sonra yeşil kart başvurularının onaylanmasını beklemeleri gerekecek; bu süreç aylar hatta yıllar sürebilecek. Ayrıca, başvurunun reddedilmesi halinde ABD'ye dönüş şansları neredeyse sıfırlanacak.
Düzenleme, özellikle aile birleşimi ve istihdam bazlı yeşil kart başvurularını etkiliyor. Beyaz Saray, bu adımın “göçmenlik sistemini kötüye kullanımı engellemek” amacı taşıdığını savunurken, sivil toplum örgütleri uygulamanın insani olmadığını ve yasal göçmenleri cezalandırdığını ifade ediyor. ABD'de halihazırda milyonlarca kişi yeşil kart için beklerken, bu düzenleme süreci daha da karmaşık hale getirecek.
Ekonomik ve toplumsal boyut
Yeşil kart sahipleri, ABD vatandaşı olmayan ancak ülkede süresiz çalışma ve yaşama hakkına sahip kişilerden oluşuyor. Bu düzenleme, yüksek vasıflı iş gücünün ABD'ye gelmesini zorlaştırarak teknoloji ve sağlık gibi sektörleri olumsuz etkileyebilir. Ayrıca ABD'de yaşayan yüz binlerce aile, bireylerinden ayrı düşme riskiyle karşı karşıya. Göçmen hakları savunucuları, uygulamanın mahkemeye taşınacağını ve “yasal göçe savaş açılması” olarak nitelendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu düzenleme, ABD'ye yasal yollarla yerleşmeyi hedefleyen Türk vatandaşlarını doğrudan etkileyebilir. Özellikle yeşil kart başvurusu yapan Türkler, sürecin belirsizleşmesi nedeniyle mağdur olabilir. Türkiye-ABD ilişkilerinde göçmenlik politikası önemli bir kalem olmasa da, ABD'nin yasal göçü daraltması, Türk iş insanları ve öğrenciler için fırsatları kısıtlayabilir. Küresel ölçekte ise bu adım, ABD'nin dünyaya kapalı bir ülke imajını güçlendiriyor; diğer ülkelerin benzer politikalar izlemesine yol açabilir. Türkiye, kendi göçmenlik politikalarını bu eğilimlerden bağımsız sürdürürken, vatandaşlarını olası risklere karşı bilgilendirmeli.