ABD Başkanı Donald Trump, bu sonbaharda yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve/veya Senato'daki çoğunluğunu kaybetmesine pek aldırış etmiyor. Axios'un haberine göre, Trump elbette büyük bir zaferi tercih eder, ancak asıl önceliği kendi siyasi mirasını korumak ve 2024 seçimlerine giden yolda partisini yönlendirmek. Bu tutum, başkanlığının son perdesinin başladığına işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump, görev süresinin son aylarında etkisini sürdürmeye çalışıyor. Ara seçimler, başkanlık için bir referandum niteliği taşır ve genellikle başkanın partisi kayıplar yaşar. Ancak Trump, bu geleneksel beklentiyi umursamıyor. Onun için asıl mesele, kendisine sadık adayların seçilmesi ve 2024'te yeniden aday olabileceği bir tabanın oluşturulması. Bu nedenle, mitinglerinde ve açıklamalarında, kongre adaylarından çok kendi gündemine odaklanıyor.
Trump'ın bu tutumu, Cumhuriyetçi Parti içinde de tartışmalara yol açıyor. Bazı parti elitleri, ara seçimlerdeki olası bir başarısızlığın partinin geleceğini tehlikeye atabileceğini düşünüyor. Ancak Trump, partisinin tabanı üzerindeki kontrolünü sürdürüyor. Anketler, Cumhuriyetçi seçmenlerin büyük bir kısmının hâlâ Trump'ı desteklediğini gösteriyor. Bu durum, başkanın partiyi istediği yöne çekmesini kolaylaştırıyor.
Trump'ın son dönemi, aynı zamanda yargısal atamalar, dış politika hamleleri ve ekonomik politikalar açısından da önemli. Başkan, görev süresinin sonunda imza attığı kararlarla mirasını pekiştirmeye çalışıyor. Özellikle federal yargıç atamaları, uzun vadeli etkiler yaratacak. Ayrıca, Çin'e yönelik ticaret politikaları ve İran'la nükleer müzakerelerdeki tutumu, uluslararası alanda yankı buluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın ara seçimlere yönelik kayıtsızlığı, küresel istikrar açısından da sonuçlar doğurabilir. Zayıf bir Cumhuriyetçi Parti, Biden yönetiminin dış politikasını ve uluslararası anlaşmaları etkileyebilir. Örneğin, İran'la nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması, Kongre'deki dengeye bağlı. Eğer Demokratlar Senato'yu kaybederse, bu süreç daha da zorlaşabilir.
Öte yandan, Trump'ın siyasi mirasını koruma çabası, popülist dalgaların yükseldiği Avrupa'da da benzer hareketleri güçlendirebilir. Brexit sonrası İngiltere'de ve Macaristan'da benzer söylemler öne çıkıyor. ABD'deki bu siyasi çalkantı, küresel piyasaları da etkiliyor; ara seçimlerin sonucu, yatırımcıların risk algısını şekillendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimlerin sonucu, Türkiye'yi doğrudan etkileyen konularda önemli olabilir. Özellikle, F-35 programı, FETÖ iadesi ve YPG/PYD'ye destek gibi başlıklar, Kongre'deki güç dengesine göre şekilleniyor. Eğer Cumhuriyetçiler Kongre'de çoğunluğu kazanırsa, Türkiye'ye yönelik yaptırımların artması veya bazı konularda daha sert bir tutum sergilenmesi gündeme gelebilir. Ancak Trump'ın kişisel olarak Cumhuriyetçi adaylara odaklanması, bu dinamikleri daha öngörülemez hale getiriyor. Türkiye, bu süreçte Kongre'deki gelişmeleri ve Trump'ın son dönemdeki manevralarını yakından izlemek zorunda.