Philadelphia, Biden yönetimi döneminde temiz enerji dönüşümünde öncü şehirlerden biri haline gelmişti. Ancak Trump yönetiminin ve Kongre'deki Cumhuriyetçilerin federal yenilenebilir enerji desteklerini büyük ölçüde kesmesi, bu dönüşümün geleceğini belirsizleştirdi. Şehirdeki güneş, rüzgar ve enerji depolama projelerine yönelik yatırımlar, federal teşviklerin azalmasıyla birlikte duraklama noktasına geldi. Yerel yetkililer ve enerji uzmanları, bu kısa vadeli kararların uzun vadede şehrin iklim hedeflerine ulaşmasını engelleyebileceği konusunda uyarıyor.
Philadelphia'nın Yeşil Enerji Hamlesi Tehlikede
Biden yönetiminin Enflasyonu Azaltma Yasası (IRA) kapsamında sağladığı vergi indirimleri ve doğrudan hibeler, Philadelphia'da birçok temiz enerji projesini hayata geçirmişti. Özellikle şehrin yoksul mahallelerinde kurulan topluluk güneş enerjisi santralleri, düşük gelirli hanelerin enerji maliyetlerini düşürüyordu. Ayrıca, Philadelphia Limanı'ndaki rüzgar türbini kurulumları ve şehir genelindeki elektrikli araç şarj istasyonu ağları, federal fonlarla finanse ediliyordu.
Trump yönetimi ise Ocak 2025'te göreve başladıktan sonra IRA'nın önemli maddelerini yürürlükten kaldırdı. Enerji Bakanlığı bütçesinde yapılan yüzde 30'luk kesinti, Philadelphia'daki Argonne Ulusal Laboratuvarı ortaklığıyla yürütülen enerji verimliliği araştırmalarını da etkiledi. Şehir yönetimi, özel sektör yatırımlarının bu boşluğu doldurmasını umsa da, belirsizlik nedeniyle birçok firma projelerini askıya aldı. Philadelphia Enerji Otoritesi Başkanı Sarah Thompson, “Federal teşvikler olmadan bu projelerin maliyet etkinliği ciddi şekilde azalıyor. Yatırımcılar daha istikrarlı bir politika ortamı bekliyor” dedi.
Küresel Temiz Enerji Dönüşümünde Geri Adım
Philadelphia'daki kriz, yalnızca bir şehre özgü değil. Trump yönetiminin enerji politikası, ABD genelinde yenilenebilir enerji yatırımlarını olumsuz etkiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, ABD'nin temiz enerji yatırımları 2024'te %15 büyürken, 2025'te bu oranın %5'in altına düşmesi bekleniyor. Bu durum, küresel iklim hedefleri açısından da endişe verici. Paris İklim Anlaşması taahhütlerini yerine getirmekte zorlanan ABD, yenilenebilir enerjide Çin ve Avrupa Birliği'nin gerisinde kalıyor. Uzmanlar, bu kesintilerin uzun vadede enerji bağımsızlığı ve fosil yakıtlara bağımlılık açısından stratejik bir hata olduğunu vurguluyor. Philadelphia örneği, federal politikaların yerel düzeydeki iklim çalışmalarını nasıl doğrudan etkilediğini gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de temiz enerji teşviklerinin kesilmesi, dolaylı olarak küresel enerji fiyatlarını ve teknoloji transferini etkileyebilir. Türkiye, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmak için ABD'den ithal edilen güneş paneli ve rüzgar türbini gibi ekipmanlara bağımlı. Kesintiler, bu ekipmanların fiyatında artışa veya tedarik zincirinde aksamalara yol açabilir. Öte yandan, ABD'nin iklim politikasındaki bu geri adım, Türkiye'nin Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum sürecini de etkileyebilir. Türkiye, karbon nötr hedeflerine ulaşmak için ulusal enerji stratejisini bağımsız olarak güçlendirmeli ve ithalata olan bağımlılığını azaltmalıdır. Bu gelişme, Türkiye için yeşil enerjide yerli üretimi artırma fırsatını da beraberinde getiriyor.