Haritayı açın. Önce İran'ı bulun: her gün hakkında konuştuğumuz ülke. Sonra Rusya'yı arayın. Boyutu ve Ayı ile Kartal arasında onlarca yıldır süren gerilim göz önüne alındığında bulmak zor değil. Ve sonra tam ortadaki toprak parçasına bakın. O bölge. ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanları, İran ile Rusya arasındaki bu stratejik bölgenin, Washington'ın küresel rakiplerine karşı kullanabileceği 'büyük bir avantaj' olduğunu düşünüyor. Peki bu bölge neresi ve neden önemli?
Gelişmenin Arka Planı
İran ile Rusya arasındaki bölge, Hazar Denizi'nden başlayıp Kafkasya ve Orta Asya'yı kapsayan geniş bir alanı ifade ediyor. Bu coğrafya, tarih boyunca büyük güçlerin rekabetine sahne oldu. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsız kalan Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan gibi ülkeler, bugün ABD, Rusya, Çin ve İran arasında denge politikası izliyor. Trump yönetimi, bu ülkelerle enerji, güvenlik ve ekonomik işbirliğini geliştirerek Rusya ve İran'ı çevreleme stratejisi güdüyor. Özellikle Hazar Denizi'nin enerji kaynakları ve Orta Asya'nın doğal gaz rezervleri, Avrupa'nın Rus gazına bağımlılığını azaltmak için alternatif güzergâhlar sunuyor. ABD, TANAP (Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı) ve TAP (Trans-Adriyatik Boru Hattı) gibi projeleri destekleyerek Azerbaycan gazını Avrupa'ya ulaştırmayı hedefliyor. Bu projeler, Rusya'nın enerji tekeli kırmayı amaçlıyor.
Ayrıca Trump döneminde ABD, Orta Asya ülkeleriyle askeri işbirliğini artırdı. Özbekistan ve Tacikistan'a güvenlik yardımı yapıldı, Kazakistan ile enerji anlaşmaları imzalandı. 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları ile İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasındaki normalleşme, İran'ı bölgede daha da yalnızlaştırdı. Trump'ın 'maksimum baskı' politikası, İran ekonomisini zayıflatmayı amaçlıyordu. Bu politikalar, İran'ın nüfuz alanını daraltmayı ve Rusya'nın bölgedeki etkisini kırmayı hedefliyordu. Ancak uzmanlar, bu stratejinin risklerine de dikkat çekiyor: Bölge ülkeleri, ABD ile Rusya arasında seçim yapmaya zorlanırsa istikrarsızlık artabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu bölge, sadece enerji değil, aynı zamanda ulaşım koridorları açısından da kritik. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi, Orta Asya'dan geçerek Avrupa'ya uzanıyor. Rusya, Avrasya Ekonomik Birliği ile bölgede ekonomik entegrasyonu derinleştirmeye çalışıyor. İran ise Şii hilali üzerinden Irak, Suriye ve Yemen'e uzanan bir nüfuz alanı oluşturdu. ABD'nin bu bölgede attığı adımlar, Çin-Rusya ittifakını güçlendirebilir. Nitekim son yıllarda Rusya ve Çin, Orta Asya'da ortak tatbikatlar yapıyor ve ekonomik işbirliğini artırıyor. Trump'ın 'büyük avantaj' olarak gördüğü şey, belki de bu iki ülkeyi birbirine daha da yakınlaştırma riski taşıyor.
Öte yandan, ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi, bölgede bir güç boşluğu yarattı. Bu boşluğu Rusya ve Çin doldurmaya başladı. Taliban yönetimi, ekonomik olarak Pakistan ve İran'a bağımlı hale geldi. ABD, bölgede kalıcı üsler bulundurma konusunda zorlanıyor. Ancak Trump yönetimi, enerji koridorları ve ticaret anlaşmaları yoluyla etkisini sürdürmeyi planlıyor. Bu noktada Türkiye'nin konumu da önemli: Türkiye, hem TANAP'ın merkezinde hem de Kafkasya'da istikrarın anahtarı. ABD ile Türkiye arasındaki işbirliği, bölgesel dengeleri değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bu denklemin tam ortasında yer alıyor. Enerji koridorlarının merkezinde olan Türkiye, Azerbaycan gazının Avrupa'ya taşınmasında kilit ülke konumunda. ABD'nin bölgedeki avantaj arayışı, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefini destekleyebilir. Ancak Rusya ile İran arasındaki dengeyi korumak zorunda. Türkiye, Rusya'dan S-400 alımı nedeniyle ABD ile gerilim yaşadı; bu gerilim, bölgesel işbirliğini zayıflatabilir. Ayrıca Türkiye, İran ile ekonomik ilişkilerini sürdürmek istiyor; yaptırımlar nedeniyle zorlanıyor. Sonuç olarak, ABD'nin bölgedeki hamleleri, Türkiye'nin manevra alanını hem genişletiyor hem de sınırlıyor. Türkiye'nin denge siyaseti, önümüzdeki dönemde daha da kritik hale gelecek.