ABD ile Kanada arasında yeni bir ticari bağlantı olarak planlanan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın şantaj benzeri söylemleriyle gündeme gelen Detroit-Windsor arasındaki ikinci köprünün açılışı ertelendi. Trump, geçtiğimiz aylarda yaptığı bir açıklamada ABD’nin köprünün inşasında adil olmayan bir muameleye maruz kaldığını öne sürerek yapının “en az yarısının” ABD’ye ait olması gerektiğini belirtmişti. Bu söylemlerin ardından projenin tamamlanma tarihi bir kez daha revize edildi ve beklenen açılış 2025 yılına sarktı.
Gelişmenin arka planı
Söz konusu köprü, ABD’nin Michigan eyaleti ile Kanada’nın Ontario eyaleti arasında, Detroit Nehri üzerinde inşa ediliyor. Mevcut Ambassador Köprüsü’nün trafik yükünü hafifletmeyi ve iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmayı hedefleyen proje, 2.1 milyar dolarlık bir yatırımla hayata geçiriliyor. Köprünün büyük kısmı Kanada tarafından finanse edilirken, inşaatın tamamlanma oranı yüzde 85’i geçmiş durumda.
Trump’ın köprünün kapatılması tehdidi, aslında ABD-Meksika sınırındaki duvar projesine yönelik siyasi baskıların bir yansıması olarak görülüyor. Başkan, Kanada’nın ABD’ye karşı ticaret fazlası verdiğini ve bu durumun düzeltilmesi gerektiğini savunarak, köprünün kontrolünü elinde tutmanın ulusal güvenlik açısından önemli olduğunu ileri sürüyor. Ancak uzmanlar, bu tür bir hamlenin NAFTA anlaşmasına da aykırı olacağına dikkat çekiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Detroit-Windsor köprüsü, ABD-Kanada ticaretinin can damarlarından biri haline gelmeye aday. Her gün milyarlarca dolarlık malzeme ve hammadde bu iki ülke arasında hareket ediyor. Köprünün tamamlanmasıyla birlikte bu sürecin daha verimli işlemesi bekleniyor. Michigan Valisi Gretchen Whitmer ve Kanada Başbakanı Justin Trudeau gibi liderler projenin stratejik önemini vurgularken, Trump’ın yarattığı belirsizlik hem ticari kesimlerde hem de yatırımcılar arasında tedirginliğe yol açıyor. Köprünün kapatılması halinde ABD’li otomobil üreticilerinin tedarik zincirlerinde büyük aksamalar yaşanabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel ticaret savaşlarının yeni bir cephesini göstermesi açısından Türkiye için önemli bir emsal teşkil ediyor. Trump’ın müttefiki olduğu kadar büyük bir ticaret ortağı olan Kanada’ya karşı bu tür bir hamle yapma cesareti, Türkiye’nin de benzer tehditlerle karşılaşabileceğini düşündürüyor. Türkiye, ABD ile ticaretinde bazı sektörlerde benzer sıkıntılar yaşarken, bu tür tek taraflı müdahalelerin uluslararası ticaret sistemini tehdit ettiği ve Türk ihracatçıları için risk oluşturduğu değerlendiriliyor. Öte yandan, projenin gecikmesi Türkiye’deki benzer mega yatırımların politik risklere karşı kırılganlığını da gündeme getiriyor.