ABD Başkanı Donald Trump'ın Kanadalı çeliğe yüzde 50 oranında gümrük vergisi getirmesi, Ontario'nun Sault Ste. Marie kentindeki büyük bir çelik fabrikasını felç etti. Fabrika, kitlesel işten çıkarmalara giderek Michigan ile yüz yıllık sınır ötesi kardeşlik bağlarını kopardı. Karar, iki toplum arasındaki ekonomik ve sosyal dokuyu ciddi biçimde sarstı.
Çelik Fabrikasında İşten Çıkarmalar ve Ekonomik Çöküş
Sault Ste. Marie'deki Algoma Steel fabrikası, tarifenin yürürlüğe girmesinin ardından üretimini durdurma noktasına geldi. Fabrika yönetimi, yaklaşık 3 bin işçinin geçici olarak işten çıkarıldığını ve tesisin kapasitesinin yüzde 40'ını kaybettiğini açıkladı. Şirket sözcüsü, "Bu tarifeler iş modelimizi sürdürülemez hale getirdi" dedi. Sault Ste. Marie Belediye Başkanı Christian Provenzano, "Şehrimizin belkemiği olan çelik sektörü, yüzyıllık ticaretin yok olması anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.
Algoma Steel, Kanada'nın en eski ve en büyük çelik üreticilerinden biri. Fabrika, yalnızca yerel ekonomi için değil, aynı zamanda ABD'nin otomotiv ve inşaat sektörleri için de kritik öneme sahip. Tarife öncesinde fabrika, yılda yaklaşık 2.5 milyon ton çelik üretiyor ve bunun büyük bir kısmını Michigan'daki otomobil parçaları üreticilerine satıyordu. Şimdi ise siparişler iptal edilmiş durumda.
Sınır Ötesi Yaşam ve Kardeş Şehir İlişkileri
Sault Ste. Marie, Ontario ve Michigan eyaletindeki Sault Ste. Marie şehri, yalnızca bir köprüyle değil, aynı zamanda ortak bir kültür, aile bağları ve ekonomik bağımlılıkla birbirine bağlı. Her iki şehir de aynı adı taşıyor ve halk arasında "İkiz Şehirler" olarak anılıyor. Yüzyılı aşkın süredir sakinler, iş için sınırı geçiyor, alışveriş yapıyor ve sosyal etkinliklere katılıyordu. Ancak tarife sonrası sınır geçişleri azaldı, aileler bölünmüş durumda.
Michigan'daki Sault Ste. Marie'de yaşayan emekli işçi John Mathews, "Kardeşim Ontario tarafında çalışıyordu, şimdi işsiz. Onu görmek için sınırı geçmek bile zorlaştı" dedi. Yerel işletmeler, müşteri kaybı nedeniyle kepenk indirmeye başladı. Sınır ticaretini canlandıran feribot seferleri de azaltıldı.
Tarifelerin Küresel ve Bölgesel Boyutu
Trump yönetimi, çelik tarifelerini "ulusal güvenlik" gerekçesiyle savunuyor. Ancak uzmanlar, bu hamlenin ABD-Kanada ilişkilerini zehirlediğini ve Kuzey Amerika'daki tedarik zincirlerini kopardığını belirtiyor. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, "Bu tarifeler hem Kanadalı hem de Amerikalı işçilere zarar veriyor" diyerek misilleme sinyali verdi. Ottawa, ABD'den ithal edilen çelik, alüminyum ve tarım ürünlerine ek vergi getirmeyi planlıyor. Michigan Valisi Gretchen Whitmer ise tarifelerin eyalet ekonomisini de vuracağını söyledi.
Uluslararası Ticaret Örgütü (WTO) kurallarına aykırı olduğu iddia edilen tarifeler, küresel ticaret savaşlarını yeniden alevlendirebilir. Çin ve Avrupa Birliği de benzer önlemler almaya hazırlanıyor. Ontario Ekonomi Bakanı Vic Fedeli, "Bu tarifeler sadece çelik değil, güven ve istikrarı da vuruyor" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin çelik tarifeleri, Türkiye'nin çelik ihracatını da dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, ABD'ye yılda yaklaşık 1.5 milyon ton çelik ihraç ediyor ve halihazırda yüzde 25 ek vergiyle karşı karşıya. Kanada'nın misilleme hamlesi, küresel çelik fiyatlarını düşürerek Türk üreticiler için rekabeti artırabilir. Ayrıca, ABD-Kanada ticaret gerilimi, Türkiye'nin alternatif pazarlara yönelmesi için fırsat yaratabilir. Ancak korumacılık dalgası, Türkiye'nin ihracat odaklı büyüme hedeflerini riske atıyor. Ankara, benzer tarifelerle karşılaşmamak için diplomatik kanalları kullanmalı.