Eski New York savcısı ve Trump destekçisi Jeanine Pirro, siyasi nedenlerle müşterilerin banka hesaplarının kapatılması olarak bilinen 'debanking' uygulamasına karşı yeni bir soruşturma başlattı. Adalet Bakanlığı'nın, aralarında Bank of America, JPMorgan Chase ve Wells Fargo'nun da bulunduğu ülkenin en büyük bankalarına celp gönderdiği belirtiliyor. Soruşturma, muhafazakâr görüşleri nedeniyle hesapları kapatılan birey ve kuruluşlarla ilgili şikâyetlerin ardından geldi. Pirro, bu durumun ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu savunuyor.
Gelişmenin arka planı
'Debanking' terimi, bir bankanın müşterisine hiçbir yasal gerekçe göstermeden hesap kapatması veya hizmet vermeyi reddetmesi anlamına geliyor. Son yıllarda özellikle ABD'de muhafazakâr siyasetçiler, aktivistler ve medya kuruluşları, bankaların kendilerini siyasi görüşleri nedeniyle hedef aldığını iddia ediyor. Örneğin, 2021 yılında Capitol Hill olayları sonrası bazı bankalar, sağcı gruplarla bağlantılı olan müşterilerinin hesaplarını kapattı. Pirro'nun soruşturması, bu tür uygulamaların hukuki sınırlarını ve bankaların karar alma süreçlerini inceleyecek. Adalet Bakanlığı, bankaların bu kararları alırken siyasi bir ayrımcılık yapıp yapmadığını araştırıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Soruşturma, ABD'de ifade özgürlüğü ve özel sektörün rolü konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bazı hukukçular, bankaların kendi risk yönetimi politikaları gereği müşteri seçme hakkı olduğunu savunurken, diğerleri bunun ayrımcılık olduğunu belirtiyor. Bu durum, Avrupa Birliği'nde de benzer tartışmalara yol açtı; özellikle 'yeşil' veya 'ahlaki' bankacılık adı altında siyasi hassasiyetlerin ön plana çıktığı durumlar eleştiriliyor. Küresel finans sisteminde bankaların siyasi aktör gibi davranıp davranmaması, düzenleyici otoriteler için önemli bir sorun haline geliyor. Pirro'nun hamlesi, ABD'deki siyasi kutuplaşmanın finans sektörüne yansımasının somut bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer şekilde, bankaların siyasi gerekçelerle hesap kapattığı yönünde zaman zaman iddialar gündeme gelmiş, özellikle FETÖ soruşturmaları kapsamında bazı bankaların paralel yapı bağlantılı müşterileri uzaklaştırdığı görülmüştür. Ancak ABD'deki bu soruşturma, bankaların siyasi saiklerle hareket edip edemeyeceği konusunda uluslararası bir emsal teşkil edebilir. Türkiye'de BDDK gibi düzenleyici kurumlar, bankaların müşteri ilişkilerinde şeffaflık ve hukuka uygunluk ilkesini gözetmektedir. Dolayısıyla bu gelişme, küresel finansal düzenlemeler açısından izlenmeye değer olmakla birlikte, doğrudan Türk bankacılık sistemine bir yansıması beklenmemektedir.