Trump yönetimi, Güney Afrika'da yürütülen HIV/AIDS önleme ve tedavi hizmetlerini kademeli olarak sonlandırma kararı aldı. Programın büyük bölümünün Eylül ayına kadar tamamen durdurulması, kritik desteğin ise önümüzdeki Mart ayına kadar devam etmesi planlanıyor. Karar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Güney Afrika'ya yönelik 'beyaz soykırım' iddialarını gündeme getirdiği bir dönemde alındı. Uzmanlar, bu hamlenin küresel HIV/AIDS mücadelesinde on yıllardır elde edilen kazanımları tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuyor.
Programın Sonlandırılmasının Ardındaki Nedenler
ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) tarafından yürütülen Başkanlık Acil HIV/AIDS Yardım Planı (PEPFAR), Güney Afrika'da yaklaşık 5,5 milyon kişiye antiretroviral tedavi sağlıyor. Program, ülkedeki HIV/AIDS hastalarının yüzde 80'inden fazlasının tedavisini finanse ediyor. Trump yönetiminin kararı, geçtiğimiz aylarda Başkan Trump'ın Güney Afrika'yı 'beyaz çiftçilere yönelik soykırım' yapmakla suçlamasının ardından geldi. Trump, bu iddiaları sosyal medya hesabından dile getirmiş ve Güney Afrika hükümetine yönelik yardımların kesileceğini ima etmişti. O dönemde Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa, iddiaları reddetmiş ve Trump ile diplomatik temas kurulduğunu açıklamıştı.
Kararın teknik gerekçesi olarak 'bütçe kesintileri' gösterilse de, eleştirmenler bunun siyasi bir hamle olduğunu savunuyor. PEPFAR, 2003 yılında dönemin Başkanı George W. Bush tarafından başlatıldığından beri 25 milyondan fazla hayat kurtardı ve küresel HIV/AIDS salgınının kontrol altına alınmasında kritik rol oynadı. Programın sonlandırılması, sadece Güney Afrika'yı değil, bölgedeki diğer ülkeleri de etkileyebilir.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Güney Afrika, dünyada HIV/AIDS'ten en çok etkilenen ülke konumunda. Ülkede 15-49 yaş arası yetişkinlerin yüzde 19'u HIV pozitif. Programın sonlandırılması, tedavi gören milyonlarca kişinin ilaçlara erişimini kaybetmesine yol açabilir. Uzmanlar, bunun virüsün yayılmasını hızlandırabileceği ve yeni dirençli suşların ortaya çıkmasına neden olabileceği konusunda uyarıyor. Ayrıca, ABD'nin bu kararı, Çin ve Rusya gibi ülkelerin Afrika'daki nüfuzunu artırmasına zemin hazırlayabilir. Çin, son yıllarda Afrika'da sağlık altyapısına yatırımlarını artırmış durumda. Küresel sağlık topluluğu, PEPFAR'ın sonlandırılmasının, 2030 yılına kadar AIDS'i bitirme hedefini imkansız hale getirebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası bağlamında değerlendirilebilir. Türkiye, son yıllarda Afrika ülkeleriyle sağlık, ticaret ve kalkınma iş birliğini artırmıştır. ABD'nin Güney Afrika'daki HIV/AIDS programını sonlandırması, bölgede oluşacak sağlık hizmeti boşluğunu doldurma fırsatı sunabilir. Ancak Türkiye'nin mevcut sağlık altyapısı ve bütçesi, bu ölçekte bir programı devralmaya yeterli olmayabilir. Öte yandan, küresel sağlık krizlerinin artması, Türkiye'nin uluslararası iş birliği ve insani yardım politikalarında daha proaktif rol almasını gerektirebilir. Türkiye, bu tür gelişmeler karşısında diplomatik kanalları kullanarak hem bölgesel istikrarı koruma hem de kendi sağlık güvenliğini sağlama adına adımlar atmalıdır.