ABD Başkanı Donald Trump, göreve başlamasının üzerinden geçen 20 ayın ardından ülke genelinde ciddi bir onay sorunuyla karşı karşıya. Son anketler, Trump'ın 45 eyalette net onay oranının negatif olduğunu ve seçime sadece haftalar kala tüm kritik salıncak eyaletlerde geride olduğunu ortaya koyuyor. Bu tablo, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için alarm zilleri çalıyor.
Anketler Ne Söylüyor?
Yayınlanan yeni anket verilerine göre, Başkan Trump'ın onay oranı ülke çapında %40'ın altında seyrediyor. Özellikle başkanlık seçimlerinde kaderi belirleyen salıncak eyaletlerde durum daha da kritik. Pennsylvania, Michigan, Wisconsin, Florida, Ohio, North Carolina ve Arizona gibi eyaletlerin tamamında Trump'ın onay oranı, onaylamayanların gerisinde. Bu eyaletler, 2016 seçimlerinde Trump'ın zaferinde kilit rol oynamıştı.
Anketler, Trump'ın sadece geleneksel olarak Cumhuriyetçi olan eyaletlerde net pozitif onaya sahip olduğunu gösteriyor. Ancak bu eyaletlerin sayısı oldukça sınırlı. Ülke genelinde 45 eyalette başkanın onaylamayanların oranı, onaylayanlardan daha yüksek. Bu, Trump'ın ulusal düzeyde ciddi bir meşruiyet ve popülerlik sorunu yaşadığını gösteriyor.
Anket uzmanları, bu tür bir onay tablosunun ara seçimlerde iktidar partisi için genellikle ağır kayıplar anlamına geldiğini belirtiyor. Tarihsel olarak, başkanın onay oranı %50'nin altında olduğunda, iktidar partisi ara seçimlerde ortalama 30'dan fazla sandalye kaybediyor.
Ara Seçimler ve Siyasi Dengeler
ABD'de 6 Kasım'da yapılacak ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin 435 üyesinin tamamı ve Senato'nun 100 üyesinin 35'i yeniden seçilecek. Cumhuriyetçiler şu anda her iki kanatta da çoğunluğa sahip. Ancak anketler, Temsilciler Meclisi'nde Demokratların çoğunluğu kazanabileceğini gösteriyor. Senato'da ise yarış daha çekişmeli geçecek; Cumhuriyetçilerin savunması gereken birçok koltuk bulunuyor.
Trump'ın düşük onay oranları, özellikle banliyölerde ve kadın seçmenler arasında Cumhuriyetçi adaylar için ciddi bir yük oluşturuyor. Birçok Cumhuriyetçi aday, Trump'la arasına mesafe koymaya çalışıyor. Ancak başkanın tabanını harekete geçirme gücü, partiyi zor bir dengeye itiyor.
Demokratlar ise sağlık hizmetleri, göçmen politikaları ve ekonomi gibi konularda Trump yönetimini hedef alarak seçmen desteğini artırmaya çalışıyor. Anketler, Demokrat adayların genel olarak Cumhuriyetçi rakiplerine karşı avantajlı olduğunu gösteriyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
ABD'deki bu siyasi belirsizlik, küresel piyasalar ve dış politika açısından da önem taşıyor. Ara seçimlerde Demokratların zaferi, Trump'ın dış politika gündemini zorlaştırabilir. Özellikle ticaret savaşları, İran yaptırımları ve Kuzey Kore diplomasisi gibi konularda Kongre'nin tutumu belirleyici olacak.
Avrupa ve Asya'daki müttefikler, Washington'daki güç dengesini yakından izliyor. Trump'ın zayıflayan siyasi konumu, müttefiklerin ABD ile ilişkilerini yeniden değerlendirmesine yol açabilir. NATO, iklim değişikliği ve uluslararası ticaret anlaşmaları gibi konularda Kongre'nin rolü artabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçim sonuçları, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkileyebilir. Demokratların Kongre'de çoğunluğu ele geçirmesi, Türkiye'ye yönelik yaptırım ve silah satışı gibi konularda daha sert bir tutum sergilenmesine yol açabilir. Özellikle S-400 meselesi ve Suriye'deki PYD/YPG politikası, Kongre'deki dengelere bağlı olarak şekillenecek. Öte yandan, Trump'ın zayıflaması, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kurduğu kişisel diplomasi kanalının etkisini azaltabilir. Türkiye, Washington'daki yeni güç dengelerine göre stratejisini yeniden ayarlamak zorunda kalabilir. Ekonomik açıdan ise ABD'deki siyasi istikrarsızlık, dolar kuru ve küresel ticaret üzerinden Türkiye'yi dolaylı olarak etkileyebilir.