ABD Senatosu'nda Demokrat Partili üye Ed Markey, Başkan Donald Trump'ın ulusa sesleniş konuşmasında Çin'in seçimlere müdahale ettiğine dair iddiaları gündeme getirmesinin ardından, Trump'a yönelik azil sürecinin başlatılmasını talep etti. Markey, Trump'ın başkanlık yetkilerini kötüye kullandığını ve seçim güvenliğine ilişkin gerçek dışı iddialarla halkı yanılttığını belirterek, Temsilciler Meclisi'nden acilen harekete geçmesini istedi. Bu gelişme, 2020 başkanlık seçimlerine hazırlanan ABD'de siyasi gerilimi tırmandırırken, Trump yönetimi ise iddiaları 'asılsız ve saptırılmış' olarak nitelendiriyor.
Gelişmenin arka planı
Trump, geçtiğimiz hafta ulusa sesleniş konuşmasında, Çin'in ABD seçim süreçlerine müdahale ettiğine yönelik olarak 'kanıtlanmamış iddialar' ortaya atmıştı. Konuşmasında 'Çin, seçimlerimizi çalmaya çalışıyor ve biz buna izin vermeyeceğiz' ifadelerini kullanan Trump, bu söylemiyle muhalefetin tepkisini çekmişti. Demokrat Partililer, Trump'ın bu tür iddialarıyla seçimlere gölge düşürmeye çalıştığını ve asıl tehdidin Rusya'dan geldiğini savunuyor.
Markey, yaptığı yazılı açıklamada, 'Başkan Trump, ulusa sesleniş konuşmasında Çin'in seçimlere müdahalesine dair temelsiz iddialarda bulunarak başkanlık yeminini ihlal etmiştir. Bu eylem, azil kapsamında değerlendirilmelidir' dedi. Trump'ın, daha önce de Ukrayna'ya yönelik benzer suçlamalarla ikinci azil süreciyle karşı karşıya kaldığı hatırlatılıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Trump'ın bu hamlesi, özellikle Çin-ABD ilişkilerinde yeni bir gerginlik yaratma potansiyeli taşıyor. Çin hükümeti, ABD seçimlerine müdahale ettikleri yönündeki suçlamaları daha önce de reddetmiş ve bu tür iddiaları 'komplo teorisi' olarak nitelendirmişti. ABD'deki siyasi kutuplaşma, başkanlık seçimlerine yaklaşırken daha da derinleşiyor; Demokratlar, Trump'ın dikkatleri ekonomik ve sağlık krizlerinden uzaklaştırmaya çalıştığını öne sürüyor. Öte yandan, uluslararası toplum, ABD'nin iç siyasetindeki bu çalkantıların, özellikle küresel yönetişim ve ticaret müzakerelerinde istikrarsızlığa yol açabileceği endişesini taşıyor. NATO müttefikleri ve Avrupa Birliği, ABD'deki bu tür azil süreçlerinin ittifakın karar alma mekanizmalarını zayıflatabileceğini düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'a yönelik azil çağrısı, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, ABD'deki siyasi istikrarsızlık Türk dış politikasını dolaylı olarak etkileyebilir. ABD'nin iç gündemi, özellikle Trump döneminde S-400 ve F-35 krizi gibi konularda belirsizlik yaratmıştı. Yeni bir azil süreci, bu tür konuların çözümünü daha da geciktirebilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde öngörülebilirliğe ihtiyaç duyarken, Washington'daki bu tür siyasi krizler, ikili ilişkilerdeki dalgalanmayı artırabilir. Ayrıca, Çin'in seçim müdahalesi iddiaları, Türkiye'nin Çin ile olan ekonomik bağlarını da dolaylı olarak etkileyebilir; Ankara, bu tür söylemlerin küresel ticarette korumacılığı artırabileceğini göz önünde bulundurmalıdır.