ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın doğum yoluyla vatandaşlık hakkını (birthright citizenship) sınırlama çabalarına karşı çarşamba günü büyük bir karar alarak, bu hakkın Anayasa'nın 14. Değişikliği ile korunduğunu teyit etti. Mahkemenin 6-3 oyla aldığı karar, Trump'ın en sert göçmenlik politikalarından birine ciddi bir darbe oldu. Beyaz Saray, kararı "büyük bir hukuki yenilgi" olarak değerlendirirken, göçmen hakları savunucuları zafer ilan etti. Karar, ABD'de doğan herkesin otomatik olarak ABD vatandaşı olmasını öngören mevcut uygulamanın korunması anlamına geliyor.
14. Değişiklik ve tarihsel arka plan
ABD Anayasası'nın 14. Değişikliği, 1868 yılında İç Savaş sonrasında kabul edildi ve "Amerika Birleşik Devletleri'nde doğan veya vatandaşlığa kabul edilen ve yargı yetkisine tabi olan herkes, Amerika Birleşik Devletleri'nin ve ikamet ettikleri eyaletin vatandaşıdır" ifadesiyle doğum hakkı vatandaşlığını güvence altına aldı. Trump yönetimi, bu hakkın yasadışı göçmen çocuklarını kapsamadığını iddia ederek, idari bir kararname ile sınırlama getirmeye çalışmıştı. Ancak federal mahkemeler, bu girişimi anayasaya aykırı bularak durdurmuştu. Trump yönetimi, konuyu nihai olarak Yüksek Mahkeme'ye taşımıştı.
Yüksek Mahkeme Çoğunluk görüşünde, "14. Değişiklik'in metni ve tarihsel yorumu, Amerika Birleşik Devletleri'nde doğan herkesin, ebeveynlerinin göçmenlik statüsüne bakılmaksızın vatandaş olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" ifadesine yer verildi. Muhalif şerhte ise yargıçlar Thomas, Alito ve Gorsuch, değişikliğin sadece yasal göçmenlerin çocuklarını kapsadığını savundu. Karar, Trump'ın göçmenlik karşıtı söylemlerine dayanan seçim kampanyası vaatlerinden birinin engellenmesi anlamına geliyor.
Küresel yankılar ve iç politika
Karar, dünya genelinde geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, kararı "insan hakları açısından çok önemli bir zafer" olarak nitelendirdi. Avrupa Birliği ise, benzer bir uygulamanın birçok Avrupa ülkesinde de yaygınlaştırılması yönünde çağrılar yapıldı. Karar, özellikle Latin Amerika ülkeleri ve Meksika tarafından memnuniyetle karşılandı; çünkü bu ülkelerden ABD'ye yönelik düzensiz göçün önemli bir kısmı aile birleşimi amacı taşıyor. ABD içinde ise Demokrat Parti, kararı "ulusal birliğin ve anayasal değerlerin korunması" olarak överken, Cumhuriyetçi Parti'nin bir kısmı Trump'ı desteklemeye devam ediyor. Kongre'de Cumhuriyetçiler, konuyu yasama yoluyla çözmek için yeni bir yasa tasarısı hazırlığında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkileyecek bir gelişme olmasa da, küresel göçmenlik politikaları bağlamında önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, yaklaşık 4 milyon sığınmacıya ev sahipliği yaparken, doğum yoluyla vatandaşlık konusu gündeminde yer almıyor. Ancak ABD'deki bu karar, uluslararası hukukta doğum hakkı vatandaşlığının korunması yönünde bir sinyal olarak görülebilir. Küresel çapta yükselen popülist göçmenlik karşıtı söylemlere karşı anayasal güvence mekanizmalarının önemini vurgulayan bu karar, Türk hukukçuları ve akademisyenler tarafından da yakından izleniyor. Ekonomik boyutta ise, ABD'deki vatandaşlık hukukunun istikrarlı kalması, Türk iş insanları ve yatırımcıların ABD'deki yatırım kararlarında belirsizliği azaltıcı bir faktör olabilir.