ABD eski Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'ye “Anlaşma zamanı” diyerek seslendi ve Washington'un Kiev'den “hiçbir karşılık almadığını” öne sürdü. Trump'ın bu açıklaması, Zelenskiy'in Norveç'in başkenti Oslo'da ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff başkanlığındaki ABD heyetiyle görüşmesinden kısa süre sonra geldi. Görüşmenin içeriğine dair resmi bir açıklama yapılmadı, ancak Trump'ın sözleri ABD'nin Ukrayna politikasında baskının doğrudan arttığına işaret ediyor.
Görüşmenin arka planı ve Trump'ın mesajı
Zelenskiy'nin Oslo ziyareti, Ukrayna'nın savaş döneminde müttefikleriyle yoğun diplomasi trafiğinin bir parçası. ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un başkanlık ettiği heyetle yapılan görüşme, iki ülke arasında askeri ve mali yardımların yanı sıra olası bir barış müzakereleri zemini gibi konuları kapsıyor. Trump'ın “anlaşma zamanı” ifadesi, Kiev'in Batı'dan aldığı desteğe karşılık somut adımlar atması gerektiği yönünde bir çağrı olarak yorumlanıyor. Trump, ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı yardımların karşılıksız kaldığını savunarak, Avrupa'nın güvenliği için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini de ima ediyor. Bu söylem, ABD iç siyasetinde Ukrayna yardımlarına yönelik artan eleştirilerle uyumlu.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın açıklamaları, ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteğin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Avrupa başkentleri, Washington'ın pozisyonundaki olası bir değişikliğin NATO'nun doğu kanadında güvenlik dengelerini etkileyebileceğinden endişe ediyor. Zelenskiy yönetimi ise hem askeri hem de diplomatik alanda Batı'nın desteğini korumaya çalışıyor. Oslo'daki görüşme, Ukraine'nin çok taraflı diplomasi kanallarını açık tutma çabası olarak öne çıkıyor. Öte yandan, ABD'de başkanlık seçimleri yaklaşırken Ukrayna politikası iç siyaset malzemesi haline gelmiş durumda. Trump'ın “karşılık alamadık” eleştirisi, Kongre'deki bazı Cumhuriyetçi çevrelerin yardımlara şartlı onay verme eğilimini güçlendirebilir. Avrupa Birliği ve İngiltere gibi aktörler, ABD'nin olası bir geri çekilmesi durumunda Ukrayna'ya desteklerini artırma sinyalleri veriyor ancak kapasite ve siyasi irade sorunları devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın Ukrayna'ya yönelik “anlaşma zamanı” çağrısı ve ABD'nin karşılık alamadığı eleştirisi, Türkiye'nin denge diplomasisi açısından dikkatle izlenmeli. Ankara, savaşın başından bu yana Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklerken Rusya ile de diyalog kanallarını açık tutuyor. ABD'nin desteğinde olası bir azalma, Karadeniz güvenliği ve tahıl koridoru gibi konularda Türkiye'nin arabuluculuk rolünü daha da kritik hale getirebilir. Ayrıca, ABD'nin Kiev'den “karşılık” beklemesi, Türkiye'nin savunma sanayii iş birliklerinde ve yeniden yapılanma süreçlerinde fırsatlar yaratabileceği gibi, Batı ittifakı içindeki dengeleri de etkileyebilir.