ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, eyaletlere gönderdiği sert ültimatomda vatandaşlık durumu verilerini derhal paylaşmalarını talep ederken, aksi halde cezai soruşturma açılacağı uyarısında bulundu. Beyaz Saray'ın Seçim Güvenliği Ofisi tarafından imzalanan yazıda, eyaletlerin federal yasalar uyarınca kayıtlı seçmen listelerindeki isimleri karşılaştırmakla yükümlü olduğu hatırlatıldı. Ancak eyalet yetkilileri, bu talebin 'gerçekten tuhaf bir davranış' olduğunu ve kanıtlanmamış yabancı oy kullanma iddialarına dayandığını söylüyor. Demokrat ve Cumhuriyetçi valiler, federal hükümetin eyalet egemenliğine müdahale ettiğini belirterek hukuki süreç başlatma sinyali verdi.
Seçim güvenliği krizi büyüyor
Trump yönetimi, ABD'de yaklaşan ara seçimler öncesinde 'seçim güvenliğini' öncelik haline getirdi. Beyaz Saray Sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Amerikan seçimlerinin bütünlüğünü korumak için her türlü yasal önlemi alacağız' dedi. Ancak eyaletler, bu talebi 'anayasal yetkilerine bir saldırı' olarak nitelendiriyor. California ve New York başta olmak üzere birçok eyalet, vatandaşlık bilgilerinin federal hükümetle paylaşılmasının mahremiyet ihlali olduğunu savunuyor. Öte yandan Cumhuriyetçi Parti'ye yakın kaynaklar, Beyaz Saray'ın bu hamlesinin aslında '2028 seçimlerine hazırlık' olduğunu iddia ediyor.
Geçtiğimiz hafta New Hampshire'da bir belediye başkanı, belgesiz göçmenlerin oy kullandığını iddia eden bir rapor yayınlamıştı. Ancak federal soruşturma, bu iddiaların asılsız olduğunu ortaya çıkardı. Buna rağmen Trump, sosyal medyada 'milyonlarca yasa dışı oy kullanıldı' diyerek tartışmayı alevlendirdi. Eyalet sekreterleri ise bu açıklamaları 'seçim sistemine güveni sarsmaya yönelik tehlikeli bir propaganda' olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki bu iç siyasi kriz, uluslararası kamuoyunda da yakından takip ediliyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, seçim süreçlerine yönelik bu tür müdahalelerin demokratik normları zedelediği uyarısında bulundu. Özellikle, yabancı düşmanı söylemlerin yükselişe geçtiği bir dönemde, ABD'nin bu adımları 'otoriterleşme' olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, eğer eyaletler federal tehditlere boyun eğmezse, konunun Yüksek Mahkeme'ye taşınmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Bu durum, ABD federal sisteminde eyaletler ile merkezi hükümet arasındaki güç dengesinin yeniden tanımlanmasına yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye'nin seçim güvenliği ve dış müdahale konusundaki hassasiyetini akla getiriyor. Türkiye, son yıllarda seçimlerine yönelik yabancı müdahale iddialarıyla sık sık gündeme gelmişti. ABD'nin eyalet egemenliğine yönelik bu adımı, Ankara'nın 'seçim güvenliği' konusunda uluslararası standartların belirlenmesi yönündeki çağrılarına yeni bir boyut kazandırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin vatandaşlık verilerini paylaşma konusundaki kendi iç tartışmaları da bu süreçten etkilenebilir. Jeopolitik olarak bakıldığında, ABD'nin iç siyasetindeki bu kırılma, küresel sistemde demokratik kurumların zayıfladığı algısını güçlendiriyor ve Türkiye'nin çok kutuplu dünya düzeni argümanını destekliyor.