ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü New York Times'ın 11 Eylül 2001 terör saldırılarının yıl dönümünde New York'ta düzenlenecek anma törenine katılmayacağına ilişkin haberine sert tepki gösterdi. Trump, tören organizatörlerinin kendisine etkinlikte konuşma izni vermemesinin ardından törene gitmeme kararı aldığı yönündeki haberi yalanlayarak, gazeteyi hedef aldı. Bu gelişme, ABD siyasetinde 11 Eylül anmalarının nasıl bir tartışma konusu haline geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin Arka Planı
New York Times, cuma günü yayımladığı haberde, Beyaz Saray yetkililerinin 11 Eylül anma törenine katılım konusunda organizatörlerle uzun süredir pazarlık yaptığını ve Başkan Trump'ın etkinlikte konuşma talebinin reddedilmesi üzerine katılmama kararı aldığını öne sürdü. Habere göre, organizatörler anma töreninin geleneksel olarak siyasi konuşmalara yer vermeyen bir formatı olduğunu belirterek Trump'ın talebini geri çevirdi. Beyaz Saray ise bu iddiaları derhal yalanladı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "New York Times yine yalan haber yapıyor. 11 Eylül anma törenine katılıp katılmayacağım konusunda henüz karar vermedim. Ancak gazetenin bu tür manipülatif haberleri, insanların gerçekleri öğrenmesini engelliyor" ifadelerini kullandı.
11 Eylül anma törenleri, her yıl New York'taki Ulusal 11 Eylül Anıtı ve Müzesi'nde düzenleniyor. Törende, saldırılarda hayatını kaybeden 2.977 kişinin isimleri okunuyor. Etkinlik, genellikle siyasi liderlerin konuşma yapmadığı, ailelerin ve yetkililerin katıldığı duygusal bir anma havasında geçiyor. Ancak son yıllarda bazı siyasetçilerin bu törenleri kendi gündemleri için kullanma girişimleri tartışma yaratıyor. Trump'ın konuşma talebi de bu tartışmaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Bu olay, yalnızca ABD iç siyasetindeki bir gerilim olarak görülmemeli. 11 Eylül anma törenleri, Amerikan toplumunun hafızasında derin izler bırakan bir ulusal yas günü olduğu kadar, ABD'nin terörle mücadele politikalarının da sembolik bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Trump'ın bu törene katılımı ve konuşma talebi, onun terörle mücadele mirası ve ulusal güvenlik politikalarına ilişkin algısını da etkiliyor. Ayrıca, bu tür anma törenlerinin siyasallaşması, Amerikan kamuoyunda ve uluslararası alanda, 11 Eylül'ün siyasi amaçlarla kullanılmasına yönelik eleştirileri artırıyor. Bu bağlamda, olayın küresel boyutu, terör mağdurlarının anısına saygı gösterilmesi ile siyasi çıkarlar arasındaki hassas dengede yatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 11 Eylül saldırılarının ardından ABD ile terörle mücadelede iş birliği yapan kilit ülkelerden biri olmuştur. Bu tür anma törenleri, ABD'nin terörle mücadele politikalarının meşruiyet zeminini oluşturmakta; dolayısıyla Türkiye'nin PKK/YPG ve FETÖ gibi terör örgütleriyle mücadelesinde ABD ile ilişkilerini etkileyebilmektedir. Trump'ın anma törenine katılıp katılmaması, ABD'nin terör konusundaki kararlılığının bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Ancak Türkiye açısından asıl önemli olan, ABD'nin terörle mücadeledeki müttefiklik ilişkisini somut adımlarla sürdürüp sürdürmeyeceğidir. Bu gelişme, ABD'nin iç siyasi dengelerinin terörle mücadele politikalarını nasıl etkileyebileceği konusunda savunma ve dış politika çevrelerine sinyal vermektedir.