ABD’de Donald Trump yönetiminin yeşil kart (Green Card) başvuru sürecinde yapmayı planladığı bir değişiklik, askeri personelin aile fertlerini olumsuz etkileyebilir. Hukuk kaynaklarına göre, yeni düzenleme kapsamında asker eşleri ve çocukları, daimi ikamet başvuruları sonuçlanana kadar ülkeyi terk etmek zorunda kalabilir. Bu durum, halihazırda ABD’de yaşayan binlerce askeri aileyi doğrudan ilgilendiriyor. Uzmanlar, değişikliğin özellikle yabancı uyruklu eşler için ciddi mağduriyetlere yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Yeşil Kart Sürecinde Beklenen Değişiklik
Mevcut uygulamada, ABD ordusunda görevli personelin yabancı eşleri ve çocukları, yeşil kart başvurusu yaptıktan sonra sonuçlanana kadar ülkede kalabiliyor. Ancak Trump yönetiminin önerdiği yeni düzenleme, bu muafiyeti kaldırarak başvuru sahiplerinin süreç boyunca ABD dışında beklemesini şart koşuyor. Bu, ailelerin aylar hatta yıllar süren bir ayrılıkla karşı karşıya kalması anlamına geliyor.
Değişiklik, ilk olarak Göçmenlik ve Vatandaşlık Hizmetleri Dairesi’nin (USCIS) yayımladığı bir taslakla gündeme geldi. Taslakta, asker ailelerine tanınan “parole in place” (yerinde izin) uygulamasının sona erdirilmesi öngörülüyor. Bu uygulama, belirli şartları taşıyan yabancıların ABD’de yasal olarak kalmasına izin veriyor. Uzmanlara göre, taslağın yasalaşması halinde ordudaki yabancı personelin morali ve görev performansı da olumsuz etkilenebilir.
Askeri aileleri temsil eden sivil toplum kuruluşları, bu düzenlemenin ulusal güvenliği zayıflatacağını savunuyor. Zira birçok asker, eşinin ülkeden ayrılmak zorunda kalması durumunda görevine odaklanamayacağını belirtiyor. Ayrıca, bu durum ABD ordusuna katılmak isteyen yabancı uyruklu kişiler için de caydırıcı bir unsur haline gelebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Göç Politikalarında Sertleşme
Trump yönetimi, ilk döneminde olduğu gibi ikinci döneminde de göçmen karşıtı politikalarıyla biliniyor. Yeşil Kart düzenlemesi, bu sert çizginin bir parçası olarak görülüyor. Özellikle Müslüman ülkelerden gelen askeri personel ve ailelerinin hedef alındığı yönünde endişeler var. Bu durum, ABD’nin küresel çaptaki imajına da zarar verebilir; çünkü birçok ülke, ABD’yi fırsatlar ülkesi olarak gören vatandaşlarının askeri aileleri üzerinden olumsuz bir deneyim yaşamasından rahatsızlık duyacaktır.
Küresel ölçekte bakıldığında, bu tür düzenlemeler diğer ülkelerin göç politikalarını da etkileyebilir. Özellikle NATO müttefikleri, ABD’nin bu adımını eleştirerek kendi ülkelerinde benzer uygulamalardan kaçınabilir. Ayrıca, uluslararası hukuk açısından aile birleşimi hakkının ihlali olarak değerlendirilebilecek bu düzenleme, ABD’yi uluslararası mahkemelerde zor durumda bırakabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile askeri alanda stratejik ortaklık yürüten ülkelerden biridir. NATO üyesi olarak ABD ordusunda görevli Türk askeri personel ve aileleri de bu düzenlemeden etkilenebilir. Özellikle ABD’de görev yapan Türk askerlerinin eş ve çocukları, yeşil kart sürecinde mağduriyet yaşayabilir. Bu durum, iki ülke arasındaki askeri işbirliğini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye’den ABD’ye göç eden sivil vatandaşların da benzer sorunlarla karşılaşma ihtimali, Türk dış politikası açısından takip edilmesi gereken bir konudur. Ankara’nın, vatandaşlarının haklarını korumak için diplomatik girişimlerde bulunması beklenebilir.