ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), eski Başkan Donald Trump'ın yeniden adaylığı sürecinde altı eyaletteki ön seçimlerde seçim güvenliğini sağlamak amacıyla federal denetçiler görevlendireceğini açıkladı. DOJ yetkililerinin verdiği bilgiye göre, denetçiler bu yaz yapılacak ön seçimlerde 15 ayrı bölgede görev yapacak. Karar, özellikle 2020 başkanlık seçimlerinin ardından gündeme gelen seçim güvenliği tartışmalarının yeniden alevlenmesine yol açtı.
Denetim kapsamı ve hedef eyaletler
Federal seçim denetçileri, seçim sürecinin adil ve yasalara uygun işlemesini sağlamakla görevlendirildi. DOJ yetkilileri, hangi eyaletlerin denetleneceğine dair tam liste paylaşmazken, kaynaklar Georgia, Arizona, Pennsylvania, Michigan, Wisconsin ve Nevada'nın bu kapsamda yer aldığını belirtiyor. Bu eyaletler, 2020 seçimlerinde Trump'ın yenilgisini kabul etmediği ve seçim usulsüzlükleri iddialarının yoğunlaştığı bölgeler olarak biliniyor.
Denetçiler, oy verme işlemlerinden sayım sürecine kadar birçok aşamada gözlem yapacak. Özellikle posta yoluyla oy kullanma ve erken oy verme gibi uygulamaların yakından izlenmesi planlanıyor. Trump yönetimi, bu adımın seçim güvenliğini artıracağını savunurken, Demokrat Parti yetkilileri bunun 'sistematik bir korkutma girişimi' olduğunu iddia ediyor.
Siyasi yankılar ve tartışmalar
Karar, ABD siyasetinde kutuplaşmayı derinleştirdi. Cumhuriyetçiler, federal denetimlerin seçim bütünlüğü için gerekli olduğunu vurgularken, Demokratlar bu hamlenin azınlık seçmenler üzerinde baskı oluşturacağını savunuyor. Sivil toplum kuruluşları, federal denetçilerin varlığının seçmen katılımını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, eyalet düzeyinde bazı Cumhuriyetçi yetkililer, federal müdahalenin 'eyalet egemenliğine saygısızlık' olduğunu söyleyerek karara tepki gösterdi.
Uzmanlar, bu gelişmenin Kasım 2024 başkanlık seçimleri öncesinde seçim güvenliği tartışmalarını daha da alevlendireceğini belirtiyor. 2020 seçimlerinin ardından yapılan sayısız soruşturma ve dava, yaygın bir usulsüzlük bulamazken, Trump ve destekçileri seçimlerin 'çalındığı' iddiasını sürdürüyor. DOJ'un bu hamlesi, Trump yönetiminin seçim sürecine daha fazla müdahil olma isteğini yansıtıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki seçim güvenliği tartışmaları, Türkiye'nin dış politikasını doğrudan etkilemese de, küresel demokrasi algısı açısından önem taşıyor. Özellikle ABD'nin seçim süreçlerine ilişkin iç tartışmaları, uluslararası alanda 'demokrasi standardı' olarak görülen ülkenin itibarını etkileyebilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde seçim sonuçlarına bağlı olarak değişebilecek politikaları yakından izlemeli. Ayrıca, seçim güvenliği konusundaki ABD içi tartışmalar, Türkiye'nin kendi seçim sistemlerine yönelik uluslararası eleştirilere karşı elini güçlendirebilir. Bu gelişme, ABD'de siyasi istikrarın sorgulandığı bir dönemde, Türkiye'nin transatlantik ittifak içindeki konumunu yeniden değerlendirmesine neden olabilir.