Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetimi, yapay zeka şirketi OpenAI'den yeni nesil yapay zeka modelini kademeli olarak yayınlamasını talep etti. The Information haber sitesinin kaynaklarına dayandırdığı bilgiye göre, Trump dönemi Beyaz Saray yetkilileri, yapay zeka teknolojisinin olası kötüye kullanım risklerine karşı temkinli bir yaklaşım sergilenmesini istedi. Görüşmelerin, GPT-4'ün halefi olarak görülen ve henüz resmi adı açıklanmayan yeni modelin piyasaya sürülme takvimi üzerinde yoğunlaştığı belirtiliyor. Beyaz Saray'ın ulusal güvenlik ve teknoloji politikaları birimlerinin, OpenAI yöneticileriyle yaptığı kapalı toplantılarda, modelin yeteneklerinin yaygınlaşmadan önce kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini vurguladığı ifade edildi.
Gelişmenin arka planı
Yapay zeka alanındaki hızlı ilerleme, ABD yönetimlerini teknolojinin düzenlenmesi konusunda harekete geçmeye zorluyor. Trump yönetimi, görev süresinin son yılında yapay zeka güvenliği konusunda Biden yönetimine göre daha az kamu politikası açıklamış olsa da, arka planda özel şirketlerle görüşmeler yürüttüğü ortaya çıkıyor. OpenAI, Kasım 2022'de ChatGPT'yi piyasaya sürdükten sonra küresel bir yapay zeka yarışını başlatmış, bu durum ABD'de ulusal güvenlik endişelerini artırmıştı. Özellikle dezenformasyon oluşturma, siber saldırıları otomatize etme ve kritik altyapıyı hedef alma potansiyeli, başta ulusal güvenlik kurumları olmak üzere birçok resmi kurumun dikkatini çekmişti.
Beyaz Saray'ın talebi, yapay zeka modellerinin yeteneklerinin giderek artmasıyla birlikte, mevcut düzenleyici çerçevenin yetersiz kalabileceği endişesine dayanıyor. Kaynaklar, Trump yönetiminin özellikle modelin 'ortaya çıkış yetenekleri' (emerging capabilities) olarak adlandırılan ve önceden tahmin edilemeyen fonksiyonlar geliştirme riskine odaklandığını belirtti. OpenAI ise şirket politikası gereği bu görüşmelere ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Ancak şirket, daha önce yaptığı açıklamalarda, modellerini aşamalı olarak ve güvenlik testlerinden geçirdikten sonra yayınladığını duyurmuştu. Şirketin CEO'su Sam Altman, ABD Kongresi'nde ifade verirken de benzer bir duruş sergileyerek, yapay zekanın potansiyel zararlarına karşı düzenleme gerektiğini kabul etmişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, yapay zeka alanındaki küresel rekabetin sadece teknolojik üstünlükten ibaret olmadığını, aynı zamanda güvenlik ve düzenleme boyutlarını da içerdiğini gösteriyor. ABD'nin bu adımı, Çin'in yapay zeka alanındaki ilerlemesine karşı bir tedbir olarak da yorumlanabilir. Çin, yapay zeka modellerini hızla geliştirirken, ABD'nin daha temkinli bir yaklaşım benimsemesi, iki ülke arasındaki teknoloji savaşının yeni bir cephesini oluşturabilir. Avrupa Birliği ise, ABD'den daha katı bir yapay zeka düzenlemesi olan AB Yapay Zeka Yasası'nı bu yılın başlarında kabul etmişti. Trump yönetiminin son dönemlerinde yaptığı bu talep, Biden döneminde daha kapsamlı hale gelen yapay zeka yürütme kararlarının temelini oluşturmuş olabilir. Zira Biden yönetimi, 2023 sonlarında yapay zeka güvenliği konusunda kapsamlı bir başkanlık kararnamesi yayınlamıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zeka teknolojisinde hem kullanıcı hem de geliştirici olarak önemli bir konumda bulunuyor. ABD'deki bu tür düzenleyici adımlar, küresel standartları etkileyerek Türkiye'nin yapay zeka politikalarına da yansıyabilir. Türkiye'nin, ABD ve AB'nin düzenlemelerini yakından takip etmesi, yerli yapay zeka ekosistemini uluslararası normlarla uyumlu hale getirmesi açısından kritik önem taşıyor. Ayrıca, yapay zeka kaynaklı dezenformasyon ve siber tehditlerin küresel doğası, Türkiye'nin ulusal güvenlik stratejilerinde de dikkate alınması gereken bir unsur. Trump yönetiminin bu talebi, gelecekteki yönetimlerin de teknoloji şirketleri üzerinde daha sıkı denetim kurma eğilimini ortaya koyuyor ki bu, Türkiye'nin teknoloji ihracatı ve iş birlikleri için yeni fırsatlar veya zorluklar yaratabilir.