Gazze Şeridi'nde 57 yaşındaki Mohamed el-Vahidi, eş, baba ve büyükbaba olarak günlerini neredeyse hiçbir şeyin kalmadığı bir yerde yardım çalışanlarının yaptığı işleri yaparak geçiriyor: enkaz temizleme, yolları yeniden açma, sızdıran bir boruyu onarma, topluluk su deposunu doldurma veya gidecek yeri olmayan aileler için çadır kurma. Ancak Trump yönetimi altında Gazze, çocuklar için dünyanın en tehlikeli yeri haline geldi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, son iki yılda on binlerce çocuk öldürüldü, yaralandı veya travma yaşadı. El-Vahidi, kendi torunlarının da dahil olduğu bu trajediyi anlatırken, 'Her gün bir çocuğun ölüm haberini alıyoruz. Bu bir insanlık suçu' diyor.
Gelişmenin Arka Planı: Trump Döneminde Gazze'de Yaşananlar
Donald Trump'ın başkanlığı sırasında ABD, İsrail'e koşulsuz destek verdi. Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdı, Golan Tepeleri'ndeki İsrail egemenliğini onayladı ve 'Yüzyılın Anlaşması' olarak adlandırılan barış planında Filistinlilerin haklarını yok saydı. Bu politikalar, Gazze'deki insani krizi derinleştirdi. İsrail'in ablukayı sıkılaştırması, elektrik ve su kesintileri, tıbbi malzeme kıtlığı ve işsizlik zaten kırılgan olan durumu felakete dönüştürdü. 2021'deki 11 günlük savaşta 260'ı çocuk 260'tan fazla kişi öldü. 2022'de de çatışmalar devam etti. Trump yönetiminin son yılında, insani yardım kuruluşları Gazze'deki çocuk ölümlerinin %70 arttığını rapor etti. El-Vahidi, 'Bir zamanlar burada çocuklar sokakta oynardı. Şimdi ölü çocukları kefenliyoruz' ifadelerini kullanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gazze'deki Krizin Yansımaları
Gazze'deki durum, sadece bir insani kriz değil, aynı zamanda bölgesel istikrarsızlığın da kaynağı. BM, Gazze'deki çocukların %80'inin travma sonrası stres bozukluğu yaşadığını tahmin ediyor. ABD'nin İsrail'e verdiği destek, Arap dünyasında tepki çekiyor. Mısır ve Ürdün gibi ülkeler, Filistin sorununun çözülmemesi halinde radikalleşmenin artacağı uyarısında bulunuyor. Gazze'den atılan roketler ve İsrail'in misillemeleri, her an yeni bir savaşı tetikleyebilir. El-Vahidi, 'Dünya bizi unuttu. Ama burada her gün bir çocuk ölüyor' diyerek uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği ve bölgedeki nüfuzunu doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, tarihsel olarak Filistinlilerin yanında yer alırken, İsrail'le ilişkilerde iniş çıkışlar yaşadı. Trump döneminde ABD'nin İsrail yanlısı politikaları, Türkiye'nin bölgede yalnızlaşmasına yol açmıştı. Ancak son yıllarda Türkiye, hem Filistinli gruplarla hem de İsrail'le diyaloğu sürdürmeye çalışıyor. Gazze'deki kriz, Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye yardım ulaştırmasını daha da önemli kılıyor. Küresel ölçekte ise bu durum, uluslararası hukukun ve insan haklarının ihlal edildiği bir ortamda, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü ve BM'deki duruşunu pekiştirebilir.