ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı'nın (USAID) raporuna göre, eski Başkan Donald Trump'ın yönetimi, düşük gelirli Afrika ülkelerine dağıtılmak üzere hazırlanan ancak kullanım tarihi geçmiş yüz milyonlarca dolar değerindeki kontraseptifleri Belçika'da depolamak için ayda on binlerce dolar kira ödüyor. Bu durum, ABD'nin yurtdışı yardım programlarındaki verimsizlik ve israfı gözler önüne sererken, Trump yönetiminin küresel sağlık politikalarına yönelik eleştirileri de beraberinde getiriyor. Depolama maliyetleri ve ilaçların kullanılamaz hale gelmesi, ABD vergi mükellefleri için büyük bir kayıp anlamına geliyor.
Gelişmenin arka planı
Rapora göre, söz konusu kontraseptifler, ABD'nin gelişmekte olan ülkelere yönelik aile planlaması yardımları kapsamında satın alınmış ve Belçika'nın Anvers kentindeki bir depoda stoklanmıştı. Ancak Trump yönetiminin 2017'de başlattığı 'Meksiko Şehri Politikası'nın genişletilmesi ve küresel sağlık bütçelerinde yaptığı kesintiler nedeniyle bu ürünlerin dağıtımı durduruldu. Politikaya göre, ABD fonu alan hiçbir yabancı sivil toplum kuruluşu kürtaj hizmeti sunamıyor, danışmanlık yapamıyor veya bu konuda lobi faaliyeti yürütemiyordu. Bu kısıtlamalar, birçok Afrika ülkesindeki aile planlaması programlarını sekteye uğrattı.
USAID'in iç denetim birimi tarafından hazırlanan raporda, kontraseptiflerin 2019 yılı itibarıyla son kullanma tarihlerini geçtiği ve artık kullanılamaz hale geldiği belirtiliyor. Buna rağmen, Trump yönetimi bu ürünleri imha etmek yerine depolamaya devam etti. 2020 yılı itibarıyla depolama maliyetleri aylık 30 bin doları aşmış durumda. Uzmanlar, bu paranın bölgedeki aile planlaması programlarına aktarılması halinde çok daha etkili kullanılabileceğini vurguluyor. İlaçların toplam değerinin 100 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, Trump yönetiminin küresel sağlık politikalarının ve özellikle de kadın sağlığına yönelik yardımların ne kadar verimsiz ve ideolojik saiklerle yönlendirildiğini ortaya koyuyor. Meksiko Şehri Politikası'nın uygulanması, birçok Afrika ülkesinde aile planlaması hizmetlerine erişimi kısıtlarken, istenmeyen gebeliklerin ve anne ölümlerinin artmasına neden oldu. Öte yandan, ABD'nin bu politikaları, Çin ve Rusya gibi rakip ülkelerin Afrika'da artan etkisine karşı koyma çabalarını da baltalıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçınırken, Biden yönetimi Meksiko Şehri Politikası'nı kaldırdı ve kontraseptiflerin akıbetiyle ilgili soruşturma başlattı. Ancak bu tür israf, ABD'nin küresel kalkınma yardımlarına olan güveni de sarsıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel güç dengeleri ve kalkınma yardımlarının etkinliği açısından dolaylı etkileri bulunuyor. Türkiye, özellikle Sahra Altı Afrika'da sağlık altyapısı ve insani yardım projeleriyle giderek daha aktif bir rol üstleniyor. ABD'nin bu tür bir verimsizliği, yardım programlarının sorgulanmasına yol açarken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin kalkınma iş birliği modelleri için bir fırsat penceresi açabilir. Ayrıca, bu tür israflar ABD'nin küresel itibarını zedelerken, Türkiye'nin uluslararası sahnede 'etkin ve şeffaf yardım' imajını güçlendirebilir. Ancak, Türkiye'nin kendi kalkınma yardımı politikalarını da benzer israflardan kaçınacak şekilde tasarlaması kritik önem taşıyor.