ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel ticaret savaşında attığı son adım olan yeni tarifeler, bu hafta mahkemeye taşınıyor. Yüksek Mahkeme, Trump'ın acil durum yasasına dayanarak uyguladığı tarifelerin yasal olmadığına hükmetmişti. Şimdi ise yönetim farklı bir yasayı gerekçe gösteriyor. Ancak hukuk uzmanları, aynı davacıların yeni düzenlemeye de itiraz edeceğini ve sürecin "yıka ve tekrarla" şeklinde ilerleyeceğini söylüyor.
Hukuki Mücadelenin Arka Planı
Trump yönetimi, 2025 yılı başında yürürlüğe koyduğu geniş kapsamlı tarifelerle Çin, Avrupa Birliği, Meksika ve Kanada gibi büyük ticaret ortaklarına ek gümrük vergileri getirmişti. Bu tarifeler, 1977 tarihli Uluslararası Acil Durum Ekonomik Yetkiler Yasası'na (IEEPA) dayandırılmıştı. Yönetim, ticaret açığını "ulusal güvenlik tehdidi" olarak tanımlayarak başkanlık yetkisini kullanmıştı. Ancak Yüksek Mahkeme, IEEPA'nın tarife uygulamak için kullanılamayacağına karar verdi; çünkü yasa, doğrudan vergi koyma yetkisini Kongre'ye veriyordu.
Kararın ardından Beyaz Saray, bu kez 1974 tarihli Ticaret Yasası'nın 122. maddesini devreye soktu. Bu madde, başkana ödemeler dengesi açığı durumunda geçici olarak %15'e kadar ek tarife uygulama yetkisi tanıyor. Yönetim, "ödemeler dengesi açığı" gerekçesiyle yeni tarifeleri yürürlüğe koydu. Ancak hukukçular, bu maddenin de dar yorumlanması gerektiğini ve Kongre'nin ticaret düzenleme yetkisini ihlal ettiğini savunuyor.
Davacılar arasında büyük ithalatçı firmalar, ticaret birlikleri ve bazı eyaletler yer alıyor. Geçtiğimiz hafta ABD Ticaret Mahkemesi'ne başvuran gruplar, yeni tarifelerin de yasadışı olduğunu ve ekonomik zarara yol açtığını belirtti. Mahkeme, geçici tedbir talebini değerlendiriyor. Trump yönetimi ise "üçüncü denemenin" başarılı olacağını umuyor; ancak uzmanlar, aynı hukuki engellerin aşılamayacağı görüşünde.
Küresel Ticaret ve Diplomasi Boyutu
Trump'ın tarife politikası, küresel ticaret sisteminde deprem etkisi yaratmaya devam ediyor. AB, Çin ve diğer ülkeler, ABD'nin tek taraflı tarifelerine karşı Dünya Ticaret Örgütü'ne (WTO) şikayette bulunmuştu. WTO, ABD'nin IEEPA'ya dayalı tarifelerini "uluslararası kurallara aykırı" bulmuştu. Şimdi yeni tarifelerin de benzer bir akıbete uğraması bekleniyi güçlendiriyor.
Öte yandan, tarifeler küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendiriyor. Çok uluslu şirketler, ABD'ye ihracatlarını azaltmak veya üretimi başka ülkelere kaydırmak zorunda kalıyor. Uzmanlar, uzun süreli belirsizliğin yatırım kararlarını olumsuz etkilediğini vurguluyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), tarifelerin küresel büyümeyi 0,5 puan düşürebileceği uyarısında bulundu.
Hukuki süreç, sadece ABD iç hukukuyla sınırlı değil. Yabancı hükümetler, ABD'nin tarifelerini protesto etmek için karşı önlemler almaya hazırlanıyor. Çin, ABD ürünlerine ek vergi getireceğini açıklarken, AB de misilleme listesini güncelledi. Bu durum, ticaret savaşlarının daha da derinleşmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin çelik ve alüminyum gibi bazı ürünlerine uyguladığı ek tarifelerden doğrudan etkileniyor. Türk ihracatçıları, ABD pazarına girişte maliyet artışı ve rekabet gücü kaybı yaşıyor. Ayrıca, küresel ticaret savaşları Türkiye'nin ihracat pazarlarını çeşitlendirme çabalarını zorlaştırıyor; AB ve Orta Doğu'ya yönelim artabilir. Türkiye, DTÖ nezdinde ABD'nin tarifelerine karşı şikayette bulunmuştu. Yeni tarifelerin hukuki durumu, Türkiye'nin ticaret diplomasisini de yakından ilgilendiriyor. Eğer mahkeme yeni tarifeleri de durdurursa, Türk ihracatçıları rahat bir nefes alabilir; aksi halde korumacılık dalgası derinleşecek ve Türkiye gibi ihracat odaklı ekonomiler olumsuz etkilenecektir.