ABD Başkanı Donald Trump, NBC News muhabiri Kristen Welker'a verdiği röportajda, daha önce 'yeni savaşlar başlatmayacağı' yönünde bir söz vermediğini açıkladı. “Hiçbir şey vaat etmedim,” diyen Trump, seçim kampanyası boyunca yaptığı konuşmaların yanlış yorumlandığını savundu. Trump’ın bu çıkışı, özellikle Ukrayna-Rusya savaşı ve Orta Doğu’daki gerilimlerin tırmandığı bir dönemde dikkat çekti. Eski ABD Başkanı, NBC’nin “Meet the Press” programında yayımlanan söyleşide, ulusal güvenlik stratejisinin ‘barışçıl diplomasi’ değil, ‘güç yoluyla caydırıcılık’ olduğunu vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Trump, başkanlık döneminde (2017-2021) hiçbir yeni savaş başlatmadığı için sık sık övünüyor ve bunu “Başkan olarak ülkeyi savaşlardan uzak tuttum” sözleriyle dile getiriyordu. Ancak 2024 başkanlık seçimleri öncesi verdiği son röportajda, bu söyleminin ‘kesin bir taahhüt’ olmadığını itiraf etti. Welker’ın “Yeni savaşlara girmeyeceğinizi vaat etmiştiniz, bu hâlâ geçerli mi?” sorusuna Trump, “Ben hiçbir şey vaat etmedim. Duruma bakıp karar veririm,” yanıtını verdi. Bu sözler, Trump’ın dış politika konusunda daha öngörülemez olduğu yorumlarına yol açtı. Uzmanlar, Trump’ın bu tutumunun özellikle Çin, Rusya ve Kuzey Kore gibi ülkelerle ilişkilerde tehlikeli olabileceğini belirtiyor.
Trump’ın kampanya döneminde vaat ettiği ‘Afganistan’dan çekilme’ kararı ise zaten Biden yönetimi döneminde tamamlanmıştı. Ancak Trump, bu kararı kendisinin aldığını ve Biden’ın çekilmeyi berbat yönettiğini söyledi. IŞİD’e karşı mücadele ve Suriye’deki son operasyonlar hakkında sorulan sorulara ise Trump, “Gerektiğinde hızlı ve güçlü adımlar atarım” diyerek muğlak bir cevap verdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump’ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Trump’ın ‘barış planı’ konusunda umutlu olduklarını ancak bu sözlerin ardından daha temkinli yaklaştıklarını söyledi. Avrupa Birliği ise Trump’ın yeniden seçilmesi durumunda NATO’ya bakışının nasıl olacağını sorguluyor. Trump daha önce “NATO’yu müttefikler yeterli katkı yapmazsa terk edebileceğini” ima etmişti. Bu kez de “NATO’yu kullanırım ama onlar da adil paylaşmalı” ifadelerini kullandı. Almanya ve Fransa, Trump’ın bu sözlerini endişeyle karşıladıklarını bildirdi.
Orta Doğu’da ise İsrail-Filistin çatışması sürerken Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile iyi ilişkileri olduğunu ve “barış planı” hazırlayabileceğini söyledi. Ancak ‘yeni savaş yok’ vaadini geri çekmesi, bölgede yeni bir askeri angajman ihtimalini akıllara getirdi. İran konusunda da Trump, “Maksimum baskı politikası uygulamaya devam ederim ancak askeri seçenek her zaman masadadır” dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın bu sözleri, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir döneme işaret edebilir. Türkiye, Trump döneminde Suriye’nin kuzeyinde YPG konusunda ciddi anlaşmazlıklar yaşamıştı. Trump’ın ‘öngörülemez’ dış politikasının, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını daha da artırması muhtemel. Özellikle F-16 alımı, CAATSA yaptırımları ve Doğu Akdeniz’deki gerilimler, Trump’ın yeniden başkan olması halinde nasıl bir seyir izleyeceği belirsiz. Türkiye, Trump’ın ‘güç kullanma’ eğiliminin Suriye’de yeni bir askeri harekatı tetikleyebileceğini değerlendiriyor. Bu nedenle Ankara, olası bir Trump yönetimine karşı şimdiden diplomatik alternatifleri devreye sokmaya başladı.