ABD Başkanı Donald Trump, 25 Mart 2025 tarihinde yapay zeka teknolojilerinin güvenli kullanımını sağlamak amacıyla yeni bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Kararname, federal kurumların gelişmiş yapay zeka modellerine karşı siber savunma kapasitelerini artırmasını ve gönüllü bir test çerçevesi geliştirilmesini emrediyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, bu adım ulusal güvenlik ve ekonomik rekabetçiliği koruma amacı taşıyor.
Kararnamenin kapsamı ve hedefleri
Yeni kararname, federal ajansların yapay zeka sistemlerinin güvenilirliğini ve güvenliğini değerlendirecek standartlar belirlemesini öngörüyor. Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST), gönüllü test çerçevesinin geliştirilmesinde başrol oynayacak. Ayrıca, yapay zeka modellerinin kritik altyapıya yönelik olası riskleri analiz edilecek. Kararname, Biden yönetimi döneminde çıkarılan daha kapsamlı yapay zeka düzenlemelerine kıyasla daha sınırlı bir yaklaşım sergiliyor. Trump yönetimi, 'aşırı düzenlemenin inovasyonu engelleyeceği' gerekçesiyle daha hafif bir yaklaşımı benimsedi. Ancak uzmanlar, gönüllü test çerçevesinin yeterli olmadığını, zorunlu standartların şart olduğunu savunuyor.
Küresel yapay zeka yarışı ve ABD'nin pozisyonu
Bu kararname, ABD'nin yapay zeka alanında Çin ile artan rekabetinin bir yansıması. Trump yönetimi, kısıtlayıcı düzenlemelerin ABD'li şirketlerin küresel pazardaki avantajını zedeleyeceğini düşünüyor. Öte yandan, Avrupa Birliği geçtiğimiz yıl Yapay Zeka Yasası'nı kabul ederek daha sıkı düzenlemeler getirmişti. ABD'de ise Silikon Vadisi şirketleri, yapay zeka güvenliği konusunda kendi kendini düzenlemeyi tercih ediyor. Kararname, yapay zeka modellerinin şeffaflığını artırmaya yönelik hükümler içerse de, eleştirmenler bunun yetersiz olduğunu belirtiyor. Ayrıca, yapay zeka kaynaklı iş kayıpları, algoritmik ayrımcılık ve dezenformasyon gibi konular kararnamede doğrudan ele alınmıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin yapay zeka güvenliği konusundaki bu adımı, küresel düzenleme tartışmalarını etkileyecek. Türkiye, yapay zeka teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltmak ve ulusal güvenlik risklerini yönetmek için benzer standartları gözden geçirmelidir. ABD ve AB arasındaki düzenleme farklılıkları, Türk firmalarının ihracat yaparken karşılaşabileceği uyum sorunlarını artırabilir. Ayrıca, kritik altyapının korunması ve yapay zeka kaynaklı siber tehditlere karşı savunma kapasitesinin geliştirilmesi, Türkiye için de öncelikli alanlar arasında yer alıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin yapay zeka stratejisini güncelleme ihtiyacını bir kez daha hatırlatıyor.