Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in önümüzdeki hafta ABD'ye yapacağı ziyaret, yapay zeka (YZ) güvenliği konusunda iki süper güç arasında üst düzey bir diyaloğun kapısını aralayabilir. Beyaz Saray ve Pekin yönetiminden yapılan açıklamalara göre, görüşmelerde YZ risklerinin yönetimi ve askeri kullanımına dair ilk kez somut bir mutabakat zemini aranacak. Uzmanlar, bu adımın küresel YZ yönetişimi için bir dönüm noktası olabileceğini belirtiyor.
Gelışmenin Arka Planı
ABD ile Çin arasındaki ilişkiler, son yıllarda ticaret savaşları, teknoloji yasakları ve Tayvan konusundaki anlaşmazlıklarla gergin bir seyir izledi. Özellikle yarı iletken ihracat kontrolleri ve TikTok gibi platformlara yönelik baskılar, iki ülkeyi karşı karşıya getirdi. Ancak yapay zeka alanındaki hızlı gelişmeler, her iki tarafı da işbirliğine zorluyor. Nisan 2024'te ABD ve Çin, Cenevre'de YZ risklerine ilişkin ilk kez resmi bir toplantı düzenlemişti. O toplantıda, otonom silah sistemleri ve YZ kaynaklı yanlış bilgi yayılımı gibi başlıklar ele alındı. Şimdi ise Xi'nin ziyareti, bu diyaloğu liderler düzeyine taşımayı hedefliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, göreve geldiği ilk günlerde YZ konusunda ulusal güvenlik odaklı bir yaklaşım benimseyeceğini duyurmuştu. Ancak seçim kampanyası sırasında "Çin ile YZ'de işbirliği yapılabilir" mesajı vererek dikkatleri üzerine çekmişti. Çin tarafı ise uzun süredir küresel YZ yönetişiminde söz sahibi olmak istiyor. Xi yönetimi, 2023'te YZ güvenliği konusunda uluslararası bir konsey kurulması çağrısı yapmış, ancak Batı'nın çekinceleri nedeniyle bu girişim somut sonuç vermemişti. Şimdi, Trump'ın ikinci döneminde daha pragmatik bir yaklaşım sergilemesi, Pekin'in elini güçlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-Çin YZ diyaloğu, yalnızca iki ülkeyi değil, tüm dünyayı ilgilendiriyor. Yapay zeka, askeri dengeden ekonomik büyümeye kadar geniş bir alanda belirleyici hale gelmiş durumda. Avrupa Birliği, kendi YZ yasasıyla küresel standartları belirleme peşinde. Rusya ise YZ'yi askeri alanda yoğun şekilde kullanıyor. ABD ve Çin'in ortak bir çerçeve oluşturması, diğer ülkeler için de referans niteliği taşıyacak. Öte yandan, iki ülkenin YZ'de işbirliği yapması, teknoloji şirketleri için de yeni pazar kapıları aralayabilir. Ancak uzmanlar, somut bir anlaşmanın zorluklarına dikkat çekiyor: Çin'in veri yerelleştirme politikaları, ABD'nin teknoloji ihracat kısıtlamaları ve insan hakları endişeleri, müzakerelerin önündeki en büyük engeller olarak sıralanıyor.
Ziyaret sırasında YZ dışında ticaret, iklim ve bölgesel güvenlik konularının da masada olması bekleniyor. Ancak YZ, iki liderin ortak zemin bulabileceği en stratejik başlık olarak öne çıkıyor. Görüşmelerin ardından ortak bir bildiri yayınlanıp yayınlanmayacağı ise belirsizliğini koruyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "görüşmelerin yapıcı bir tonda geçmesini umuyoruz" denildi. Pekin'den ise henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin arasındaki YZ anlaşması, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Türkiye, son yıllarda yerli YZ ekosistemini güçlendirmeye çalışıyor ve askeri YZ uygulamalarında önemli adımlar attı. İki süper gücün belirleyeceği standartlar, Türkiye'nin teknoloji ithalatı ve ihracatını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca NATO üyesi olarak ABD'nin YZ politikalarına uyum sağlamak zorunda olan Türkiye, Çin ile artan ekonomik ilişkilerini dengede tutmak durumunda. Olası bir anlaşma, küresel YZ yönetişiminde çok kutupluluğu artırabilir ve Türkiye'nin kendi YZ stratejisini bağımsız şekilde konumlandırmasına alan açabilir. Ancak anlaşmanın askeri YZ'ye dair getireceği kısıtlamalar, Türkiye'nin savunma sanayii projelerini de etkileyebilir.