Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de bir araya gelerek ABD ile ilişkilerini değerlendirdi. Görüşme, gelecek ay Çin'in Shenzhen kentinde düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesinde Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın bir araya gelebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. Diplomatik kaynaklar, üçlü bir zirvenin henüz kesinleşmediğini ancak olasılığın masada olduğunu belirtiyor.
Bakü'deki diplomasi trafiği ve APEC hazırlıkları
Wang Yi ve Lavrov'un Bakü buluşması, iki ülkenin dış politikalarında koordinasyon arayışının son halkası olarak öne çıktı. Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra ABD ile yaşanan gerginlikler, ekonomik yaptırımlar ve bölgesel güvenlik konularının ele alındığı belirtiliyor. Çin ve Rusya, son yıllarda Batı'nın yaptırımlarına karşı ortak hareket etme eğilimini artırmış durumda. Özellikle ticaret, enerji ve teknoloji alanlarında işbirliğini derinleştiren iki ülke, ABD'nin tek taraflı politikalarına karşı çok kutuplu bir dünya düzeni söylemini sıkça dile getiriyor.
APEC zirvesi, 2025 yılı Kasım ayında Çin'in güneyindeki Shenzhen kentinde yapılacak. Zirve, ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve gelmesinin ardından ilk kez bu formatta bir araya gelecek olması nedeniyle ayrıca önem taşıyor. Trump yönetimi, göreve gelir gelmez Çin'e yönelik ek gümrük vergileri ve teknoloji kısıtlamaları sinyali vermiş, Rusya'ya yönelik yaptırımlarda ise mevcut çizgiyi büyük ölçüde sürdürmüştü. Bu nedenle olası bir üçlü görüşme, hem Washington hem de Pekin ve Moskova için kritik bir diplomatik sınav olacak.
Diplomatik çevreler, Trump'ın APEC'e katılıp katılmayacağının henüz netleşmediğini, ancak Beyaz Saray'ın zirveye yüksek düzeyde katılım konusunda istekli olduğunu aktarıyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Putin'in APEC davetini değerlendirdiğini ancak programın henüz kesinleşmediğini söyledi. Çin Dışişleri Bakanlığı ise üçlü görüşme iddialarına ilişkin doğrudan bir yorum yapmaktan kaçınarak, APEC'in ekonomik işbirliği platformu olduğunu vurgulamakla yetindi.
Küresel güç dengesinde yeni bir sayfa mı?
Olası bir üçlü zirve, Soğuk Savaş sonrası dönemde nadir görülen bir diplomatik tablo olarak değerlendiriliyor. ABD, Çin ve Rusya liderlerinin aynı masada buluşması, Ukrayna savaşı, Tayvan gerilimi ve küresel ticaret savaşları gibi başlıkların doğrudan ele alınabileceği bir kanal yaratabilir. Ancak uzmanlar, üç ülkenin pozisyonları arasındaki derin farklılıklar nedeniyle somut bir sonuç çıkmasının zor olduğunu hatırlatıyor. Yine de böyle bir görüşmenin varlığı bile diplomatik atmosferi yumuşatabilir.
Çin ve Rusya'nın son dönemdeki yakınlaşması, Batı başkentlerinde dikkatle izleniyor. İki ülke, 2022'de sınırsız ortaklık ilan etmiş, ardından ekonomik ve askeri alanlarda işbirliğini artırmıştı. ABD ise bu durumu kendi küresel stratejisi açısından bir meydan okuma olarak görüyor. Trump'ın göreve gelmesiyle birlikte Washington'ın Çin ve Rusya'ya yönelik politikasında sert bir çizgi izlemesi bekleniyor. Bu nedenle APEC zirvesi, tarafların birbirlerinin kırmızı çizgilerini test edeceği bir platform haline gelebilir.
Öte yandan APEC, geleneksel olarak ekonomik ve ticari konulara odaklanan bir forum. Güvenlik ve jeopolitik meselelerin bu platformda ne ölçüde ele alınacağı belirsizliğini koruyor. Çin'in ev sahipliği yaptığı zirvede, özellikle Asya-Pasifik bölgesinde ticaretin serbestleştirilmesi, dijital ekonomi ve iklim değişikliği gibi başlıkların öne çıkması planlanıyor. Ancak liderler düzeyinde yapılacak bir üçlü görüşme, zirvenin gündemini tamamen değiştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD, Çin ve Rusya arasındaki diplomatik dengelerde kilit bir konumda bulunuyor. Olası bir üçlü zirve, Türk dış politikası açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme. Ankara, hem Rusya ile enerji ve savunma alanlarında işbirliğini sürdürüyor hem de Batı ittifakı içindeki yerini koruyor. Böyle bir görüşmenin Ukrayna savaşı, Suriye ve Karadeniz güvenliği gibi Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren başlıklarda nasıl bir sonuç doğuracağı önemli. Ayrıca Türkiye, APEC'e üye olmasa da bölgesel ekonomik dengelerde söz sahibi. Üçlü bir zirvenin ticaret savaşlarını yumuşatması, Türk ihracatçısı için de olumlu bir tablo yaratabilir.