Pakistan'ın kuzeybatısındaki Peşaver kentinde, Al-Khair Eğitim Merkezi adlı özel bir okulun çatısı henüz belirlenemeyen bir nedenle çöktü. Yetkililer, olayda en az 28 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin de yaralandığını açıkladı. Sabah saatlerinde meydana gelen çökme sonrası bölgeye çok sayıda ambulans ve kurtarma ekibi sevk edildi. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırılırken, enkaz altında kalanlar için kurtarma çalışmaları sürüyor. Olayın nedeni henüz resmi olarak açıklanmadı; ancak bölgede son günlerde etkili olan şiddetli yağışların yapıyı zayıflatmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Olayın Arka Planı ve Kurtarma Çalışmaları
Al-Khair Eğitim Merkezi, Peşaver'in yoğun nüfuslu bir mahallesinde faaliyet gösteren özel bir okul. Görgü tanıkları, çökme anında sınıflarda çok sayıda öğrencinin bulunduğunu, çatının büyük bir gürültüyle çöktüğünü ve çevrede büyük panik yaşandığını aktardı. Bölgeye ilk gelen ekipler, enkaz altından yaralıları çıkarmak için seferber oldu. Peşaver'deki Lady Reading Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu bildirildi. Hastane yetkilileri, yaralı sayısının ölü sayısından fazla olduğunu ve tedavilerin sürdüğünü belirtti.
Pakistan ordu sözcüsü, kurtarma çalışmalarına destek vermek üzere bölgeye ek askeri birliklerin gönderildiğini duyurdu. Ordu helikopterlerinin de yaralıların taşınmasında kullanıldığı öğrenildi. Eyalet hükümeti, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını ve okul binasının yapı ruhsatı dahil tüm izinlerinin inceleneceğini açıkladı. Eğitim Bakanlığı yetkilileri, benzer yapıların güvenlik denetiminden geçirileceğini söyledi.
Ülke genelinde okul binalarının deprem ve sel gibi doğal afetlere karşı dayanıklılığı uzun süredir tartışılıyor. Özellikle kırsal bölgelerde ve yoksul mahallelerde inşa edilen yapıların denetimden yoksun olduğu, bu tür faciaların tekrarlanmasında önemli bir etken olarak gösteriliyor. 2005'teki Keşmir depreminde binlerce okul binası çökmüş, bu olay ülke çapında yapı denetimi reformlarını gündeme getirmişti. Ancak aradan geçen süreye rağmen denetim eksikliklerinin sürdüğü belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Peşaver, Pakistan'ın Hayber-Pahtunhva eyaletinin başkenti ve Afganistan sınırına yakın stratejik bir konumda. Bölge, son yıllarda hem güvenlik sorunları hem de doğal afetlerle mücadele ediyor. 2022'de yaşanan büyük sel felaketi, ülke genelinde milyonlarca insanı etkilemiş ve altyapıda ağır hasara yol açmıştı. Uzmanlar, iklim değişikliğinin Pakistan'da aşırı hava olaylarını artırdığını, bunun da yapı güvenliği risklerini beraberinde getirdiğini vurguluyor.
Uluslararası toplum, olay sonrası Pakistan'a taziye mesajları gönderdi. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Pakistan'daki okul güvenliği standartlarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Eğitim sendikaları, hükümeti okul binalarının acilen denetlenmesi ve güçlendirilmesi konusunda adım atmaya davet etti. Olay, ülkede eğitim altyapısına yönelik yatırımların yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Pakistan hükümeti, olayın ardından tüm ülkedeki okul binalarının güvenlik denetiminden geçirileceğini duyurdu. Ancak uzmanlar, denetimlerin yeterli olmadığını, yapısal güçlendirme çalışmalarının da hızla yapılması gerektiğini belirtiyor. Eğitim Bakanlığı verilerine göre, ülkede binlerce okul binası eski ve bakımsız durumda. Bu durum, özellikle deprem kuşağında yer alan bölgelerde ciddi risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü kardeşlik ilişkileri, bu tür acil durumlarda dayanışmayı beraberinde getiriyor. Türk hükümeti ve sivil toplum kuruluşları geçmişte Pakistan'daki deprem ve sel felaketlerinde yardım eli uzatmıştı. Bu olay, bölgede okul güvenliği ve altyapı yatırımlarının önemini bir kez daha hatırlatırken, Türkiye'nin de benzer riskleri barındırdığı gerçeğini gündeme getiriyor. Türkiye'de de okul binalarının deprem güvenliği sık sık tartışılıyor; bu tür facialar, afet hazırlığı ve yapı denetimi konusundaki işbirliği ihtiyacını ortaya koyuyor. Ayrıca Pakistan'daki istikrarsızlık, bölgesel güvenlik ve ekonomik kalkınma açısından Türkiye'nin yakından izlediği bir konu olmayı sürdürüyor.