Başkan Donald Trump'ın geçici Ulusal İstihbarat Direktörü (ODNI) olarak atadığı Bill Pulte'nin, göreve başlar başlamaz kurumdaki her çalışanın isminin yer aldığı bir liste talep ettiği ortaya çıktı. Söz konusu listenin, kimlerin görevden alınacağını belirlemek için istendiği belirtiliyor. Bu gelişme, Pulte'nin Trump yönetiminde daha önce üstlendiği görevlerde olduğu gibi, başkanın en sadık ve agresif uygulayıcılarından biri olacağının en son işareti olarak değerlendiriliyor.
Pulte'nin hamlesi ve olası hedefleri
İddiaya göre Pulte, görevi devraldıktan sonraki ilk günlerde ODNI'nin insan kaynakları biriminden tüm personelin isimlerini, unvanlarını ve görev tanımlarını içeren kapsamlı bir liste istedi. Kurum içi kaynaklar, listenin 'politik olarak güvenilmez' görülen veya Trump'ın ilk dönemindeki istihbarat değerlendirmelerine muhalif olan çalışanları tespit etmek için kullanılacağından endişe ediyor. Trump'ın seçim kampanyası sırasında 'derin devleti' temizleme vaadinin bir parçası olarak görülen bu hamle, istihbarat topluluğunda tedirginlik yarattı. Pulte daha önce de Trump'ın göçmenlik politikalarını uygulamakla görevli Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) biriminde benzer bir liste talep etmiş ve yüzlerce çalışanın görevine son verilmesine yol açmıştı.
Pulte'nin ODNI'deki ilk icraatı olarak değerlendirilen bu adım, Trump'ın ikinci döneminde istihbarat kurumlarını daha sıkı kontrol altına alma niyetinin somut bir göstergesi. Kaynaklar, listenin özellikle eski istihbarat yetkilileri ve Trump yönetimine eleştirel yaklaşan isimleri hedef alacağını ifade ediyor. ODNI sözcüsü ise konuyla ilgili 'politikalar gereği personel bilgilerini paylaşmadıklarını' açıklarken, listenin rutin işleyiş için istendiğini savundu. Ancak eski istihbarat yetkilileri, bu tür bir talebin alışılmadık olduğunu ve kurum içinde moral bozukluğuna neden olduğunu söylüyor.
Küresel boyut ve istihbarat savaşları
Bu gelişme, ABD istihbarat topluluğunun bağımsızlığı açısından kritik bir sınav. Trump'ın ilk döneminde ODNI, Rusya'nın 2016 seçimlerine müdahalesi konusunda yaptığı değerlendirmelerle başkanı kızdırmıştı. Şimdi ise, sadık bir ismi bu göreve getirerek kurumu siyasallaştırmakla suçlanıyor. Pulte'nin geçici atanması, Senato onayı gerektirmediği için Trump'a hızlı bir şekilde kadro değişikliği yapma imkanı tanıyor. Avrupalı müttefikler, ABD istihbaratının güvenilirliğinin sorgulanmasından endişe duyuyor; özellikle Ukrayna ve Çin konularında paylaşılan istihbaratın siyasi müdahaleye uğramasından çekiniyorlar.
Uzmanlar, bu tasfiyenin sadece ODNI ile sınırlı kalmayacağını, CIA ve FBI gibi diğer kurumlara da sıçrayabileceğini belirtiyor. Trump'ın yakın çevresindeki isimler, 'sadakat testi' adı altında tüm istihbarat teşkilatını yeniden yapılandırmayı planlıyor. Bu durum, ABD'nin küresel terörle mücadele, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve bölgesel krizlerde istihbarat paylaşımını olumsuz etkileyebilir. Özellikle Çin ve Rusya'nın teşkilattaki bu kafa karışıklığından faydalanmasından endişe ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD istihbaratındaki bu tür bir tasfiye, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel istihbarat akışını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, NATO müttefiki olarak ABD istihbaratına belirli ölçüde bağımlıdır; özellikle terörle mücadele ve bölgesel güvenlik konularında. Pulte'nin bu hamlesi, ABD istihbaratının güvenilirliğini zedeleyebilir ve Türkiye'nin alternatif istihbarat kaynaklarına yönelmesine neden olabilir. Ayrıca, Trump yönetiminin Türkiye'ye yönelik politikalarında istihbarat değerlendirmelerinin daha politik bir şekilde kullanılması, iki ülke arasındaki güven bunalımını derinleştirebilir. Ankara, bu gelişmeleri yakından takip etmeli ve kendi istihbarat kapasitesini artırma stratejisini sürdürmelidir.