Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran konusunda Başkan Yardımcısı adayı JD Vance'e, Kamala Harris'in sınır güvenliği krizine benzer bir kriz bıraktı. Siyasi yorumcu Eric Garcia'ya göre, Harris'in başkanlık hedeflerini baltalayan sınır politikası, Vance için de İran dosyasında benzer bir risk teşkil ediyor. Trump'ın İran'a yönelik sert tutumu ve anlaşmadan çekilmesi, bölgedeki gerilimi tırmandırırken, Vance'in bu mirası nasıl yöneteceği merak ediliyor. Sorun, yalnızca İran'ın nükleer programı değil, aynı zamanda bölgesel milis gruplarla olan bağlantılar ve İsrail-Hamas savaşının yansımaları.
Trump'ın İran mirası ve Vance'in yükü
Trump, 2018'de İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) çekilerek Tahran'a karşı 'maksimum baskı' politikası başlattı. Bu adım, İran'ı uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırmaya itti ve bölgedeki vekâlet savaşlarını körükledi. Joe Biden yönetimi, anlaşmayı canlandırmak için müzakerelere girişse de başarılı olamadı. Şimdi Vance, Trump'ın başkanlık kampanyasının bir parçası olarak bu politikanın devamını savunsa da, İran'ın Rusya'ya insansız hava araçları tedariki, Suudi Arabistan'la normalleşme çabaları ve İsrail-Hamas çatışması gibi gelişmeler arasında denge kurmak zorunda. Kamala Harris'in sınır politikasındaki başarısızlık, onun başkanlık adaylığını zedelerken, Vance için de İran benzer bir 'tuzak' olabilir. Garcia'ya göre, Harris göç sorununda olduğu gibi Vance de İran dosyasında somut bir çözüm üretemezse itibar kaybeder.
İran'ın jeopolitik hesapları ve ABD seçimlerine etkisi
İran, Trump'ın yeniden seçilme ihtimaline karşı temkinli. Tahran, nükleer faaliyetlerini sürdürürken, bir yandan da Batı ile müzakere kapısını açık tutmaya çalışıyor. Vance'in muhtemel başkan yardımcılığı döneminde, İran'ın bölgedeki milis grupları (Hizbullah, Husiler, Iraklı gruplar) üzerindeki etkisi ve İsrail'le yaşanan çatışmalar, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırabilir. Bu durum, Vance'in 'savaş yorgunu' Amerikan kamuoyuna nasıl hitap edeceği sorusunu doğuruyor. Ayrıca, İran'ın Rusya'yla artan iş birliği, ABD'nin Ukrayna politikasıyla da çelişiyor. Eğer Vance, Trump'ın 'barış yanlısı' söylemine rağmen yeni bir çatışmaya sürüklenirse, bu onun için Harris'in sınır krizindeki kadar yıkıcı olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran geriliminden doğrudan etkileniyor. Trump yönetimi döneminde Türkiye, İran'a yönelik yaptırımlara rağmen enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürmekte zorlanmıştı. Vance'in İran politikası, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki PKK varlığına karşı operasyonları ve Suriye'deki angajmanı açısından da risk barındırıyor. ABD'nin İran'a yönelik daha sert bir tutum takınması, Türkiye'nin enerji ithalatını (İran doğalgazı ve petrolü) sekteye uğratabilir. Ayrıca, İran'ın Türkiye sınırındaki PKK bağlantılı gruplara desteği, iki ülke arasında bir denge politikası gerektiriyor. Türkiye, hem ABD ile ittifakını korumak hem de İran'la sıcak çatışmadan kaçınmak zorunda. Bu nedenle, Vance'in olası politikaları Ankara için yakından takip edilmelidir.