Donald Trump’ın medya şirketi Trump Media & Technology Group, sosyal medya platformu Truth Social’da yayınlanan gönderilere—başkanın kendi mesajları da dahil olmak üzere—özel ve hızlı erişim hakkı satmayı planlıyor. Wall Street’teki yatırım firmaları ve diğer kurumsal kullanıcılar, bu hizmet sayesinde Trump’ın kamuoyuna duyurulmamış paylaşımlarını milisaniyeler öncesinden görerek potansiyel olarak kâr elde edebilecek. Eleştirmenler, planı “açık bir yolsuzluk” olarak tanımlarken, düzenleyici kurumların bu tür bir uygulamaya nasıl yaklaşacağı merak konusu.
Planın ayrıntıları ve gerekçeleri
Reuters’in haberine göre, Trump Media geçtiğimiz hafta yatırımcılara sunduğu bir sunumda, “Truth Social Veri Akışı” adını verdiği bir hizmeti duyurdu. Bu hizmet, abonelere platformdaki tüm içerikleri standart kullanıcılardan çok daha hızlı bir şekilde alma imkânı tanıyacak. Şirket yetkilileri, bu hizmetin özellikle finansal kurumlar ve algoritmik trading firmaları için tasarlandığını belirtti. Trump’ın kendi hesabından yapacağı paylaşımların da bu akışa dahil olması, en tartışmalı nokta olarak öne çıkıyor.
Şirket sözcüsü, “Platformumuzdaki verilerin herkese eşit şekilde sunulması temel prensibimizdir. Ancak finansal piyasaların ihtiyaç duyduğu hız ve güvenilirlik seviyesini karşılamak için premium bir hizmet sunuyoruz” açıklamasını yaptı. Ancak uzmanlar, bu hizmetin özellikle Trump’ın piyasalara yönelik mesajları söz konusu olduğunda, “içeriden bilgi” niteliği taşıyabileceğini ve yasal sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor.
Eleştiriler ve yasal boyut
Plan, kamuoyunda ve siyasi çevrelerde sert tepkilere neden oldu. Demokrat Senatör Elizabeth Warren, “Bu, Trump’ın başkanlık gücünü kişisel çıkar için kullanmasının yeni bir örneği. Hisse senedi piyasalarında manipülasyon kapısı aralanıyor” dedi. Eski SEC (Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu) yetkilileri, bu tür bir uygulamanın “adil olmayan avantaj” yaratması halinde yasaya aykırı olabileceğini vurguluyor. Trump Media ise henüz resmi bir başvuru yapmadı ve planın detaylarını SEC ile paylaşmadı. Şirketin bu hizmeti hayata geçirmesi durumunda, hem ABD’deki finansal düzenlemeler hem de sosyal medya platformlarının veri erişim kuralları açısından önemli bir emsal oluşturması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme doğrudan Türkiye ile ilgili olmasa da, küresel anlamda sosyal medya ve haber akışının finansallaşması trendini ortaya koyuyor. Türkiye’de de benzer platformların (örneğin büyük sosyal ağlar) veri erişim modelleri, özellikle yatırımcılar ve finans sektörü için kritik. Trump örneği, siyasi liderlerin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaların piyasalara etkisinin düzenlenmesi ihtiyacını hatırlatıyor. Ayrıca Türk düzenleyicilerin, bu tür uygulamalara karşı hazırlıklı olması gerektiğini gösteriyor. Bölgesel olarak, benzer bir modelin başka ülkelerde de denenmesi halinde, uluslararası finansal istikrar açısından yeni riskler ortaya çıkabilir.