ABD Başkanı Donald Trump, Kanada ile yürütülen ticaret müzakerelerinin 22 Ağustos'ta çökmesinin ardından sert bir dille Kanada'yı hedef aldı. Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, “Kanada'ya artık bunu yapamayacağını öğretmenin zamanı geldi” ifadelerini kullandı. Bu gelişme, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerdeki gerilimi tırmanırken, küresel piyasalarda da endişeye yol açtı.
Görüşmelerin Çöküşü ve Tarafların Açıklamaları
ABD ile Kanada arasındaki ticaret müzakereleri, özellikle otomotiv sektörü ve süt ürünleri gibi kritik alanlardaki anlaşmazlıklar nedeniyle sekteye uğradı. Görüşmelerin ardından Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland, Washington'dan ayrılırken yaptığı açıklamada, “İlerleme kaydettik, ancak henüz bir anlaşmaya varamadık” dedi. Freeland, iki ülkenin de masada kalmaya devam edeceğini belirtti. Ancak Trump yönetiminden yapılan açıklamalarda daha sert bir ton hakim. ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer, Kanada'nın tarife engellerini kaldırmaması halinde ABD'nin otomotiv ithalatına yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulamaktan çekinmeyeceğini yineledi.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise yaptığı yazılı açıklamada, “Kanada'nın ulusal çıkarları için müzakere masasından kalkmayacağız. Ancak kabul edilemez taleplere de boyun eğmeyeceğiz” dedi. Trudeau, ABD'nin ticaret açığını kapatma hedefiyle sunduğu önerilerin, Kanada'nın egemenlik haklarını ihlal ettiğini savundu. Görüşmelerin yeniden başlaması için henüz bir tarih belirlenmedi.
Kuzey Amerika Ticaret Anlaşması Neden Önemli?
Şu anki görüşmeler aslında 1994'te imzalanan Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yerine geçecek yeni bir anlaşma için yürütülüyor. ABD, Meksika ve Kanada arasındaki ticari ilişkileri düzenleyen NAFTA, üç ülke arasındaki ticaret hacmini yıllık 1 trilyon doların üzerine çıkarmış durumda. Trump, göreve geldiğinden bu yana NAFTA'yı “tarihin en kötü ticaret anlaşması” olarak nitelendiriyor ve bu anlaşmanın ABD'li işçilere zarar verdiğini savunuyor.
Uzmanlar, ABD ile Kanada arasındaki anlaşmazlığın aşılmasının, üçlü anlaşmanın imzalanması için kritik önemde olduğuna dikkat çekiyor. ABD ve Meksika arasında geçtiğimiz günlerde varılan ön anlaşma, Kanada'nın da katılımıyla tamamlanmayı bekliyor. Ancak Kanada'nın müzakere masasındaki tutumunun sertleşmesi, anlaşmanın yıl sonuna kadar imzalanması ihtimalini zayıflatıyor.
Küresel Piyasalara Yansımalar
Görüşmelerin çökmesi, küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. ABD doları karşısında Kanada doları değer kaybederken, borsalarda olumsuz bir hava hakim. New York Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören otomotiv hisseleri, ABD'nin Kanada'ya uygulayabileceği olası ek vergilerin etkisiyle düşüş yaşadı. Analistler, iki ülke arasındaki ticari gerilimin tırmanması halinde bunun küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle otomotiv sektörünün, parçaların sınır ötesi hareketine bağımlı olması nedeniyle bu alanda yaşanacak bir tıkanıklığın, Kuzey Amerika'daki üretimi ciddi şekilde aksatabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret gerilimi, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de küresel ticaret savaşlarının derinleştiği bir dönemde yaşanıyor. Türkiye, ihracatının büyük bir kısmını Avrupa Birliği'ne yaparken, küresel ticaretteki korumacı politikalar orta vadede Türk ihracatçılarını da olumsuz etkileyebilir. Ayrıca ABD'nin ticaret ortaklarına yönelik baskıcı tutumu, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin müzakere gücünü zayıflatabilir. Türkiye'nin, ticaret anlaşmalarında çeşitlendirmeye gitmesi ve yeni pazarlar bulması, bu tür küresel gerilimlerden etkilenme riskini azaltabilir.