ABD Başkanı Donald Trump, NATO zirvesinde yaptığı açıklamada, Suriye'nin ABD'nin devlet terörü sponsoru listesinden çıkarılacağını duyurdu. Bu karar, Suriye'de 13 yıldır süren iç savaşın ardından uluslararası toplumda büyük yankı uyandırdı. Trump, kararın gerekçesini 'Suriye'nin terörle mücadelede attığı adımlar' olarak açıklarken, eleştirmenler bu hamlenin Esad rejimine meşruiyet kazandıracağını savunuyor.
Gelişmenin arka planı
Suriye, 1979 yılından bu yana ABD'nin devlet terörü sponsoru listesinde yer alıyor. Bu liste, terör faaliyetlerini destekleyen ülkeleri hedef alan yaptırımlar ve kısıtlamalar içeriyor. Trump yönetimi, son dönemde Suriye'deki bazı gruplarla müzakere masasına oturulması ve İran'ın bölgedeki nüfuzunun kırılması amacıyla bu adımı attığını belirtiyor. Ancak uzmanlar, Esad rejiminin muhaliflere ve sivil halka yönelik saldırılarının halen devam ettiğine dikkat çekiyor.
ABD'nin bu kararı, özellikle Suriyeli muhalif gruplar ve insan hakları örgütleri tarafından sert şekilde eleştirildi. Suriye İnsan Hakları Ağı, 'Esad'ın ellerindeki kan kurumadan terör listesinden çıkarılması, uluslararası hukukun içine tükürmektir' açıklamasında bulundu. Öte yandan, Rusya ve İran kararı memnuniyetle karşıladıklarını duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu karar, Ortadoğu'daki güç dengelerini önemli ölçüde etkileyebilir. Suriye'nin listeden çıkarılması, Esad rejimine uluslararası alanda meşruiyet kazandırırken, aynı zamanda ABD'nin bölgede İran'a karşı bir denge unsuru olarak Suriye'yi kullanma stratejisini yansıtıyor. Ayrıca, bu adımın İsrail-Suriye ilişkilerinde de yeni bir dönemi başlatabileceği konuşuluyor. NATO zirvesinde alınan bu karar, Avrupalı müttefikler arasında da tartışmalara yol açtı. Almanya ve Fransa, kararın 'aceleci' olduğunu ve 'Esad'ın sorumluluklarından kaçmasına' izin vereceğini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'nin terör listesinden çıkarılmasına temkinli yaklaşıyor. Ankara, Esad rejiminin PKK/YPG'ye yönelik tutumunu ve terörle mücadeledeki samimiyetini sorgularken, bu adımın İdlib'deki durumu ve mülteci krizini nasıl etkileyeceğini merak ediyor. Türkiye için asıl endişe, listeden çıkarmanın Esad rejimine uluslararası meşruiyet kazandırarak Ankara'nın Suriye'nin kuzeyindeki güvenli bölge politikasını zayıflatması. Ayrıca, bu kararın terör örgütleriyle mücadelede Türkiye'nin elini zayıflatabileceği değerlendiriliyor. Türk Dışişleri Bakanlığı'nın konuyla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapacağı belirtiliyor.