ABD Başkanı Donald Trump, 8 Temmuz Çarşamba günü Suriyeli mevkidaşı Ahmed eş-Şara ile yaptığı telefon görüşmesinde, Suriye'yi ABD'nin devlet terör sponsorları listesinden çıkarma kararı aldığını bildirdi. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre Trump, bu adımın Suriye'deki insani krizin hafifletilmesine ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağını belirtti. Karar, Washington'ın Şam yönetimine yönelik yıllardır süren yaptırım ve izolasyon politikasında önemli bir kırılma olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Suriye, 1979 yılından bu yana ABD'nin terörü destekleyen devletler listesinde yer alıyordu. Bu liste, ABD'nin ulusal güvenliğine tehdit olarak gördüğü ülkelere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, silah ambargosu ve dış yardım kısıtlamalarını içeriyor. Trump yönetimi, son aylarda Şam ile diplomatik temasları artırmış ve Suriye'deki siyasi çözüm sürecine ivme kazandırmak için bu adımı attığını duyurmuştu. Beyaz Saray Sözcüsü yaptığı açıklamada, kararın Suriye'deki insani yardım akışını kolaylaştıracağını ve ülkenin yeniden imarına katkı sağlayacağını ifade etti.
Öte yandan, ABD Kongresi'nde bazı üyeler karara tepki gösterdi. Özellikle Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörler, Şam yönetiminin insan hakları ihlalleri ve kimyasal silah kullanımını gerekçe göstererek kararın durdurulmasını talep etti. Uzmanlar, bu kararın ABD'nin Suriye'deki askeri varlığını azaltma veya bölgedeki müttefiklerle ilişkilerini yeniden şekillendirme çabalarının bir parçası olabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin bu kararı, bölgesel dengeleri önemli ölçüde etkileyebilir. İran ve Rusya, Şam yönetiminin uluslararası alanda meşruiyet kazanmasına yönelik bu adımı memnuniyetle karşılarken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefiki Körfez ülkeleri temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Avrupa Birliği ise, Suriye'deki siyasi geçiş sürecinin hızlandırılması ve insani yardım erişiminin artırılması koşuluyla kararı destekleyebileceğini sinyalini verdi.
Uzmanlara göre, bu karar aynı zamanda ABD'nin Ortadoğu'da azalan etkisini dengeleme çabası olarak da okunabilir. Trump yönetimi, Suriye'de IŞİD ve diğer terör örgütlerine karşı mücadeleyi sürdürürken, Şam yönetimiyle angajmanı artırarak bölgedeki nüfuzunu korumayı hedefliyor. Ancak, Suriye'nin terör listesinden çıkarılmasının Beşşar Esed rejimine doğrudan bir meşruiyet kazandırmayacağı, ancak uluslararası toplumda tartışmaları beraberinde getireceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'nin terör listesinden çıkarılmasına temkinli yaklaşıyor. Ankara, PKK/YPG terör örgütünün Suriye'deki varlığı ve Şam yönetimiyle olası işbirliğini gerekçe göstererek, bu kararın Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırabileceğini düşünüyor. Öte yandan, Suriye'deki siyasi çözüm sürecine katkı sağlayabilecek olumlu bir adım olarak da görülebilir. Türk Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin kararını yakından takip ettiğini ve Türkiye'nin ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda gerekli adımları atacağını belirtti. Bölgesel istikrar ve terörle mücadele bağlamında, Türkiye'nin bu gelişmeyi dikkatle değerlendirmesi bekleniyor.