ABD Başkanı Donald Trump’ın siyahi seçmenler arasındaki onay oranı, 19 Haziran (Juneteenth) tarihi itibarıyla ekonomik ve politik tepkilerin ardından yüzde 15’lere kadar geriledi. Bu düşüş, Trump’ın göreve başladığı 2017’den bu yana siyahi seçmen desteğinde kaydedilen en sert düşüşlerden biri olarak öne çıkıyor. Anket verilerine göre, başkanlığının ilk döneminde yüzde 20’lerin üzerinde seyreden destek oranı, özellikle COVID-19 salgınının ekonomik etkileri ve polis şiddetine yönelik protestolar sırasında hızla eridi.
Juneteenth ve Siyahi Seçmenlerin Beklentileri
Her yıl 19 Haziran’da kutlanan Juneteenth, ABD’de köleliğin sona erdiğini simgeleyen önemli bir tarih. Ancak bu yılki kutlamalar, siyahi toplumun hâlâ eşitlik ve adalet taleplerine rağmen siyasi iktidardan kopuk olduğunu bir kez daha gösterdi. Trump’ın ekonomik politikalarının siyahi işsizlik oranını düşürdüğü yönündeki savunmalarına rağmen, pandemi döneminde siyahilerin beyazlara kıyasla daha yüksek oranda işsiz kaldığı ve COVID-19’dan daha ağır etkilendiği verilerle ortaya kondu. Ayrıca George Floyd’un öldürülmesi sonrası başlayan Black Lives Matter protestoları, Trump’ın ırkçılık karşıtı hareketlere karşı tutumunu sorgulatırken, siyahi seçmenler arasında desteğini erozyona uğrattı.
Seçimlere Etkisi ve Stratejik Önemi
Siyahi seçmenler ABD seçimlerinde kilit bir rol oynuyor. Trump’ın bu gruptaki onay oranının tek haneli rakamlara düşmesi, 2020 başkanlık seçimlerinde kritik eyaletlerde (Georgia, Michigan, Pensilvanya gibi) oy kaybına yol açabilir. Cumhuriyetçi Parti’nin siyahi seçmenlerle bağ kurma çabaları, Trump’ın “ekonomik kurtarıcı” söyleminin başarısız olması nedeniyle tıkanmış durumda. Demokrat aday Joe Biden’ın ise siyahi topluluklarla daha güçlü bir ilişkisi var, ancak kendi sorunları da mevcut. Bu tablo, ABD siyasetinde ırk ve ekonomi politikalarının ne kadar iç içe geçtiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki siyahi seçmenlerin Trump’a olan desteğinin düşmesi, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, ABD’nin iç siyasetindeki kutuplaşmanın derinleştiğini ve başkanlık seçimlerinin beklenenden daha çekişmeli geçeceğini gösteriyor. Bu durum, Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini etkileyebilir; zira farklı bir başkanın izleyeceği politikalar, Suriye, Doğu Akdeniz ve savunma sanayii gibi konularda Türkiye ile işbirliğini veya gerilimi artırabilir. Ayrıca, ABD’deki toplumsal hareketler, küresel ölçekte ırkçılık ve eşitlik tartışmalarını yeniden alevlendirirken, Türkiye’nin de bu konulardaki duruşu uluslararası kamuoyunda daha fazla sorgulanabilir.