ABD Başkanı Donald Trump, Maryland eyaletinin Baltimore County sınırları içindeki Sparrows Point bölgesinde kurulması planlanan yeni nesil denizaltı tersanesine Amerikan hükümetinin yüzde 40 ortak olacağını duyurdu. Trump, Salı günü bölgeyi ziyaret ederek yaptığı açıklamada, yatırımın Savunma Bakanlığı aracılığıyla gerçekleştirileceğini ve Amerikan vergi mükelleflerinin bu stratejik tesisin yüzde 40 hissesine sahip olacağını belirtti. Başkan, söz konusu hamlenin tersanelerin kalıcı başarısını garanti altına alma taahhüdünün nihai kanıtı olduğunu vurguladı.
Tersanenin arka planı ve stratejik hedefler
Sparrows Point, Baltimore County'ye bağlı, tüzel kişiliği bulunmayan bir sanayi bölgesi olarak biliniyor. Uzun yıllar boyunca çelik üretimiyle anılan bölge, son dönemde ağır sanayi ve savunma sanayii yatırımları için yeniden gündeme gelmiş durumda. Trump yönetimi, burada inşa edilecek tersanenin ABD Donanması'nın gelecek nesil denizaltı ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlandığını ifade ediyor. Yeni nesil denizaltılar, gelişmiş sessizlik teknolojileri, uzun menzilli görev kabiliyetleri ve yapay zeka destekli savaş yönetim sistemleriyle donatılacak. Projenin, ABD'nin Hint-Pasifik ve Atlantik'teki deniz üstünlüğünü koruma hedefine hizmet ettiği belirtiliyor.
Hükümetin yüzde 40 hisse alması, Savunma Bakanlığı'nın doğrudan sanayi yatırımlarına katıldığı nadir örneklerden biri olacak. Uzmanlara göre bu model, özel sektörün üstlenmekte zorlandığı büyük ölçekli altyapı projelerinde devletin risk paylaşımını artırıyor. Ancak aynı zamanda savunma sanayiinde devlet mülkiyetinin genişlemesi tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Trump, konuşmasında Amerikan işçisine ve yerli üretime vurgu yaparak, tersanenin binlerce istihdam yaratacağını söyledi. Projenin toplam maliyeti ve inşaat takvimi henüz netleşmiş değil.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin denizaltı üretim kapasitesini artırma hamlesi, Çin'in hızla büyüyen donanmasına karşı bir denge unsuru olarak değerlendiriliyor. Washington, son yıllarda Avustralya ile yürüttüğü AUKUS anlaşması kapsamında da denizaltı teknolojisi transferi konusunda adımlar atmıştı. Sparrows Point'teki tesis, bu geniş stratejinin bir parçası olarak görülüyor. Öte yandan, devletin özel sektörle ortaklık kurarak üretim tesislerine doğrudan yatırım yapması, ABD'de savunma sanayi politikalarında yeni bir dönemin işareti olabilir. Bu tür hibrit modeller, Avrupa ve Asya'daki müttefikler tarafından da yakından takip ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin denizaltı üretim kapasitesini devlet ortaklığıyla güçlendirme kararı, küresel savunma sanayii dengelerini etkileyebilir. Türkiye, kendi denizaltı projelerinde (örneğin Milli Denizaltı Projesi) yerli ve milli imkanları önceliklendiriyor. ABD'nin bu hamlesi, NATO içinde denizaltı teknolojisinde rekabeti artırabilir ve Türkiye'nin savunma sanayiinde kendi kendine yeterlilik hedefini daha da önemli kılabilir. Ayrıca, ABD'nin savunma yatırımlarını artırması, Türkiye'nin F-35 ve diğer ortak projelerdeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara, denizaltı teknolojisinde bağımsız hareket etme stratejisini sürdürecektir.