ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü Türkiye'de düzenlenen bir zirvede Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile yaptığı görüşmede, Suriye'yi Amerika Birleşik Devletleri'nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarmayı düşündüğünü söyledi. Trump, bu hamlenin Suriye'deki istikrar sürecine katkı sağlayabileceğini ve bölgedeki diplomatik ilişkileri yeniden şekillendirebileceğini ifade etti.
Görüşmenin Arka Planı ve Detayları
Trump ve eş-Şara arasındaki görüşme, uluslararası toplumun Suriye iç savaşının ardından ülkenin yeniden inşası ve siyasi normalleşme sürecine odaklandığı bir dönemde gerçekleşti. Suriye, 1979 yılından bu yana ABD'nin teröre destek veren devletler listesinde yer alıyor ve bu durum, Suriye'ye yönelik geniş kapsamlı yaptırımları da beraberinde getiriyor. Trump, görüşmede Suriye'nin bu listeden çıkarılmasının, Suriye halkına yönelik insani yardımların artmasına ve ekonomik toparlanmaya katkıda bulunabileceğini vurguladı. Ancak Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, bu kararın henüz resmileşmediği ve Kongre'nin onayına sunulacağı belirtildi.
Görüşme sırasında iki lider, Suriye'nin kuzeyindeki güvenlik durumu, terörle mücadele iş birliği ve bölgesel istikrar konularını da ele aldı. Trump, Suriye'nin toprak bütünlüğünü desteklediklerini ancak İran'ın Suriye'deki varlığına karşı olduklarını ifade etti. eş-Şara ise Suriye'nin terörle mücadelede kararlı olduğunu ve ABD ile iş birliğine hazır olduğunu belirtti.
Analistler, bu görüşmenin ABD'nin Suriye politikasında önemli bir dönüm noktası olabileceğini ancak özellikle Kongre'deki Cumhuriyetçi ve Demokrat milletvekillerinin bu karara sıcak bakmayabileceğini ifade ediyor. Zira Suriye yönetimi, iç savaş sırasında sivillere yönelik saldırılar ve kimyasal silah kullanımı gibi insanlık suçlarıyla itham edilmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın Suriye'yi terör listesinden çıkarma sinyali, bölgesel ve küresel güçler arasında farklı yankılar uyandırdı. Rusya, Suriye'nin normalleşme sürecini desteklerken, İran bu görüşmenin bölgedeki denklemi değiştirebileceği endişesini taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri ise Suriye ile ilişkilerini yeniden kurma arayışında oldukları için bu gelişmeyi olumlu karşılayabilir.
Avrupa Birliği ise Suriye'nin listeden çıkarılması halinde yaptırımların hafifletilmesi konusunda temkinli bir tutum taknıyor. Fransa ve Almanya, Suriye yönetiminin siyasi reformlar yapması ve insan hakları ihlallerinin soruşturulması şartını ileri sürüyor. Bu nedenle, Trump'ın kararının ABD'nin müttefikleriyle yeni bir gerilime yol açması olası görülüyor.
Öte yandan İsrail, Suriye'nin normalleşmesinin İran'ın bölgedeki nüfuzunu artırabileceğini düşünerek bu sürece şüpheyle yaklaşıyor. Trump'ın, İsrail'in güvenlik endişelerini de dikkate alarak süreci yöneteceği tahmin ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Suriye politikası açısından kritik bir önem taşıyor. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunurken, PKK/YPG'nin Suriye'deki varlığına karşı mücadele ediyor. Trump'ın terör listesini kaldırma sinyali, Türkiye'nin Suriye ile normalleşme çabalarını hızlandırabilir. Ayrıca, bu adım Suriye'ye yönelik yaptırımların hafiflemesi durumunda, Türk şirketlerinin Suriye'deki yeniden inşa projelerinde daha aktif rol almasının önünü açabilir. Ancak Türkiye, ABD'nin Suriye politikasındaki bu değişimin PKK/YPG'ye yönelik tutumu nasıl etkileyeceğini yakından izliyor. Ankara, terörle mücadelede ABD ile iş birliğinin devam etmesini beklerken, Suriye'nin kuzeyindeki güvenlik koridorunun korunmasına da özen gösteriyor.