ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırılara misilleme olarak dün gece İran'ı hedef alan saldırılar düzenlediklerini ve bu gece de benzer bir operasyonun 'büyük olasılıkla' gerçekleşeceğini duyurdu. Trump, 'Dün gece onları çok sert vurduk, çok çok sert. Muhtemelen bu gece de sert vuracağız.' ifadelerini kullandı. ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM), operasyonun İran'ın deniz mayınları ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırılara yanıt olarak planlandığını bildirdi. Saldırılarda İran Devrim Muhafızları'na ait askeri tesislerin hedef alındığı, ancak sivil kayıp yaşanmadığı öne sürüldü.
Gelişmenin arka planı
Gerilim, iki ABD ticari gemisinin Hürmüz Boğazı'nda İran destekli unsurlarca hedef alınmasıyla başladı. Olayda gemilerden birinin hafif hasar aldığı, mürettebatın güvende olduğu bildirildi. ABD, saldırılardan doğrudan İran'ı sorumlu tutarken, Tahran yönetimi iddiaları reddetti. Trump yönetimi, bölgedeki askeri varlığını artırma kararı alırken, CENTCOM Komutanı General Michael Kurilla, 'İran'ın deniz güvenliğine yönelik tehditlerine karşılık verme kararlılığımız tamdır.' dedi. ABD Donanması'na ait savaş gemileri ve denizaltılar bölgeye konuşlandırılırken, İran da karşı hamle olarak Körfez'de tatbikat başlattı. Uzmanlar, tırmanan bu gerilimin 2019'daki ABD-İran krizini andırdığını belirtiyor. O dönemde ABD'nin Tahran yakınlarında bir İnsansız Hava Aracı düşürmesi ve İran'ın buna misilleme yapmasıyla tansiyon yükselmişti.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği kritik bir geçiş noktası. Olası bir çatışma, küresel enerji fiyatlarını anında etkileyebilir. Petrol fiyatları haberin ardından %2,5 yükselerek varil başına 75 doların üzerine çıktı. Suudi Arabistan ve BAE, gerilimin düşürülmesi çağrısında bulunurken, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, 'ABD'nin her türlü saldırısına karşılık vereceğiz' tehdidinde bulundu. Rusya ve Çin ise taraflara itidal çağrısı yaptı. BM Güvenlik Konseyi, konuyu görüşmek üzere acil toplantı kararı aldı. NATO, ABD'nin müttefiki olarak desteğini yinelerken, Avrupa ülkeleri diplomatik çözüm arayışını hızlandırdı. Bölgedeki askeri yığınağa rağmen, diplomatik kanalların da açık olduğu bildiriliyor. Irak'ın arabuluculuk teklifi ise henüz somut bir sonuç vermedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerginliği, Türkiye'nin güney sınırlarındaki istikrarı doğrudan etkiliyor. Irak ve Suriye'de varlık gösteren Türkiye, olası bir ABD-İran çatışmasının bölgesel dengeleri altüst etmesinden endişe ediyor. Enerji maliyetlerindeki artış, yüksek enflasyonla mücadele eden Türkiye ekonomisi için ek yük anlamına geliyor. Ayrıca Türkiye, İran'la enerji ticareti ve komşuluk ilişkileri nedeniyle Ankara'nın diplomatik girişimlerini zorluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce benzer krizlerde arabuluculuk rolü üstlenmesi, bu krizde de benzer bir pozisyon alması bekleniyor. Ancak ABD ile ilişkilerdeki hassas denge, Ankara'nın manevra alanını daraltıyor.