ABD Başkanı Donald Trump, geçen ay imzaladığı ve Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar içeren yasanın uygulanmasına günler kala, birçok yaptırım, kısıtlama ve gümrük vergisinden feragat ettiğini açıkladı. Trump'ın bu hamlesi, Kongre'nin geniş desteğiyle kabul edilen yasanın etkisini önemli ölçüde azaltırken, Beyaz Saray ile Kongre arasında yeni bir gerilim yaratması bekleniyor.
Yasanın arka planı ve Trump'ın feragat kararı
Trump, geçen ay Rusya'nın 2016 seçimlerine müdahalesi ve Ukrayna'daki eylemleri nedeniyle uygulanan yaptırımları sıkılaştıran bir yasayı imzalamıştı. Ancak yasa, başkana belirli koşullar altında yaptırımları askıya alma veya feragat etme yetkisi tanıyordu. Trump, Cuma günü yaptığı açıklamada, bu yetkiyi kullanarak birçok yaptırımı, kısıtlamayı ve gümrük vergisini yürürlüğe girmeden iptal ettiğini duyurdu. Kararın gerekçesi olarak ulusal güvenlik ve dış politika esnekliği gösterildi.
Yasanın Kongre'de kabul edilmesinde her iki partiden de geniş destek vardı; Cumhuriyetçi ve Demokrat milletvekilleri, Rusya'ya yönelik yaptırımların sürdürülmesi konusunda ortak hareket etmişti. Trump'ın feragat kararı, bu iradeyi yansıtmıyor ve Kongre'nin yasama yetkisini zayıflatıyor.
Trump yönetimi, feragat kararının yasayla uyumlu olduğunu savunuyor. Ancak muhalefet, kararın yasanın ruhuna aykırı olduğunu ve Rusya'ya karşı caydırıcılığı azalttığını belirtiyor. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, "Başkan, yasanın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak, belirli yaptırımların ulusal çıkarlarımıza hizmet etmediği durumlarda esneklik sağlamıştır" denildi.
Yaptırımların kapsamı ve olası etkileri
Feragat edilen yaptırımlar arasında Rus savunma ve istihbarat sektörlerine yönelik bazı kısıtlamalar, enerji projelerine ilişkin yaptırımlar ve belirli Rus yetkililere uygulanan seyahat yasakları bulunuyor.
Yasanın tam olarak uygulanması durumunda, Rusya'nın ekonomik ve askeri kapasitesini önemli ölçüde sınırlayacak önlemler devreye girecekti. Trump'ın feragat kararı, bu önlemlerin büyük bir kısmını rafa kaldırdı.
Uzmanlar, kararın ABD'nin müttefikleri nezdinde güven kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa Birliği ve NATO müttefikleri, yaptırımların etkin uygulanması konusunda ABD ile birlikte hareket etme konusunda istekliydi. Trump'ın tek taraflı feragat kararı, transatlantik ilişkilerde yeni bir sorun olarak öne çıkıyor.
Siyasi yankılar ve Kongre'nin tepkisi
Kongre'deki her iki partiden milletvekilleri, kararı eleştirerek yasanın arkasında durduklarını vurguladı. Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu üyeleri, Trump'ın feragat yetkisini kötüye kullandığını ve Kongre'nin iradesini hiçe saydığını belirtti. Bazı milletvekilleri, yasanın feragat yetkisini sınırlayacak yeni bir düzenleme üzerinde çalışabileceklerini sinyal verdi.
Demokrat Senatörler, kararın Rusya'ya karşı caydırıcılığı zayıflattığını ve ABD'nin küresel liderlik imajına zarar verdiğini söyledi. Cumhuriyetçi kanattan da eleştiriler geldi; bazı isimler, yaptırımların kaldırılmasının Rusya'ya yanlış bir mesaj gönderdiğini ifade etti.
Trump ise kararını savunarak, yaptırımların ABD iş dünyasına zarar verdiğini ve Rusya ile diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini vurguladı. Başkan, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, "Rusya ile iyi ilişkiler kurmak istiyorum. Yaptırımlar sadece işimizi zorlaştırıyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Rusya yaptırımlarındaki tutumu, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomisi açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Rusya ile enerji, savunma ve ticaret alanlarında yakın ilişkilere sahip; ABD yaptırımlarının hafifletilmesi, Türkiye'nin Rusya ile olan ekonomik ilişkilerinde karşılaştığı baskıyı bir miktar azaltabilir. Özellikle S-400 anlaşması ve enerji projeleri bağlamında, ABD'nin yaptırım tehdidinin azalması Ankara'nın elini rahatlatabilir. Ancak ABD'nin tek taraflı feragat kararı, Batı ittifakı içinde yaptırım rejiminin etkinliği konusunda soru işaretleri yaratabilir ve Türkiye'nin denge politikasını yeniden şekillendirmesine yol açabilir. Bölgesel istikrar açısından ise Rusya'ya yönelik baskının azalması, Suriye ve Doğu Akdeniz'deki dengeleri etkileyebilir.